Pazar, Mayıs 13, 2018

İKTİSADİ SORUN VE 1929 EKONOMİK KRİZİNİN TÜRKİYE'YE ETKİSİ

Her bilim dalı belli bir problemi inceleyerek ve araştırarak var olan problemi belli varsayımlar altında sebep-sonuç ilişkisi oluşturarak problemi anlamaya ve çözmeye çalışır.
İKTİSADİ SORUN VE 1929 EKONOMİK KRİZİNİN TÜRKİYE'YE ETKİSİ
İktisat biliminde iktisadi sorunları anlamaya ve çözmeye yönelik olarak teorik yaklaşımlar geliştiren bilim dalıdır.

Gelişen ve büyüyen dünyayla sürekli yeni şekiller alarak insanlığın önüne çıkan, yerel ve genel ekonomi üzerinde yıkıcı etkilere sebep olan ve çözülmesi yaşamsal önem taşıyan sorunlara iktisadi sorun olarak tanımlanır. İktisadi sorun insanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar sürekli var olmuş ve çözülmesi için üzerine yüzlerce teori geliştirilmiştir.

İktisadi sorun, kıt kaynaklarla insanların sonsuz ihtiyaçlarını karşılamak istemesiyle doğar. Kıtlık kaçınılmazdır ama kaynakların kıtlığı miktarlarının azlığından değil var olan miktarın tüm insanların gereksinimini karşılamak için yetersiz olmasından kaynaklanır.

Bu bağlamda iktisat bilimi insanların tamamen kendi menfaatlerini düşündüğü, gerçekçi olduğu, karar alırken fayda-maliyet karşılaştırması yaparak aldığı  gibi birçok varsayımlar ortaya çıkarmıştır. İktisadi sorunun çözümü için ise öncelikle sonsuz ihtiyaçlar en çok şiddetten en az şiddete doğru bir sıralama yapılmalı ardından kıt olan kaynaklar ile hangi ihtiyaçların ne düzeyde karşılanabileceğine dair bir seçim yapılmalıdır. Böylece tüketici en fazla fayda elde edeceği doğru seçimi yapabilir.

1929 Krizinin Türkiye’ye Etkileri

Tüm dünyada 1929 yılında patlak veren ekonomik kriz ülkemizde şiddetini 1930 yılında göstermeye başladı. Kriz ülkemizde başlıca dış ticaretin bozulması, ithalat hacminde hızlı ve büyük azalma ve bütçe gelirlerinde büyük azalma gibi büyük üç önemli etkisi oldu. Ekonomik krizin bu etkileri Türkiye’nin ekonomi politikalarında önemli değişiklikler meydana getirdi. Bu değişikliklerle beraber Türkiye kurumsallaşma çabalarını hızlandırdı ve birçok yeni kurum oluşturuldu.

Bu alınan önlemler kısa sürede ekonomide etkisini gösterdi. Dış ödeme dengesi sağlandı, ithalat miktar ve değer olarak azaldı, Türk parası yabancı para karşısında değeri sabit tutuldu. Bu etkiler toplumu olumlu etkilediği gibi olumsuz etkileri oldu.

Örneğin dış ticaretteki değişiklikler sebebiyle tarım ürünlerinin satın alma gücü azaldığı için köylü nüfusun nominal gelirlerinde önemli ve hızlı bir azalma meydana geldi. Ticaret kısmında ise en olumsuz etkilenen ihracat-ithalat ile uğraşan büyük firmalar oldu. Finansal piyasalar için önlem olarak 1930 yılında Merkez Bankası kuruldu ve Türkiye kur dalgalanmalarını ve faiz oranlarını kendi belirleyebilecekti.

Sonuç olarak 1929 krizi ülkemize bir milat olarak köklü yenilikler ve değişiklikler getirdi. Türkiye kendi Merkez Bankasını kurarak para ve finansal yönden bağımsız olmak için adımlar attı. Bir başka değişiklik olarak karma ekonomik sistem benimsendi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder