Çarşamba, Aralık 27, 2017

DİZ KİREÇLENMESİ SEBEPLERİ NELERDİR?

Tıbbi alanda farklı iyileştirme metotları olmakla birlikte fizik tedavi işlemlerinde çoğunlukla görülen diz kireçlenmesi önemli bir rahatsızlıktır. Bu hastalık toplum tarafından dizde kireçlenme olarak nitelendirilmekte olup, tıp terimlerinde ise diz osteoartriti ya da gonartroz diye tanımlanmaktadır. Bu rahatsızlığın asıl etkileri diz kıkırdağının ya da eklemlerin arasındaki boşlukta var olan birleştirici kas dokusu ile birlikte menisküs hücrelerini ve içinde bulunan zarın zedelendiği bir çeşit hastalıktır.
DİZ KİREÇLENMESİ SEBEPLERİ NELERDİR?
Dizde oluşan risklerin nedenleri ve ilerleme devresi ise akut sarsıntılar, dokuların hassaslaşması, devamlı yinelenen incinmeler, aşırı kilo, dokuların güç kaybetmesi, diz bağlarının salması ya da genetik oluşumlar ile meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak dizlere aşırı basınç uygulamayı gerekli kılan türlü meslek kollarında ya da çeşitli jimnastik hareketlerinin gelişigüzel – kontrolsüzce yapılmasına takiben dizde kireçlenmeler lüks etmektedir.

Diz kireçlenme hastalığında genetik etkileri görülen kişilerin ehemmiyetsizce tutum sergilemesi ve aynı travmaları sürekli geçirmesi akabinde sıklıkla yaşanılan ya da rastlanılan bulguların en temel olasılık risklerindendir. Bununla birlikte fizik tedavi kliniklerine başvurularını gerçekleştiren hasta adaylarının çoğunlukla zedelenmelerin sarsıcı uygulamalarını yani yaşam alanlarında kontrolsüzce temizlik yapmaları, diz bükmeleri, zararlı ve hassas olmayan ayakkabı seçimleri veya çeşitli sportif hareketlerin senelerce uygulanması gibi nedenlere rastlanmaktadır.

Diz Kireçlenmesinde Muayene Çözümlerinin Yönetimi

Diz hastalıklarının kireçlenme oluşumlarında ağrı geçitleri de farklılık göstermekte olup, ya tam ortasında ya da diz kapağının sınır çevresinden ilerlediği bilinmektedir. Dolayısıyla hasta kişiler genellikle dizlerini eğip – bükmekte zorlandıklarını ve sızının eklem merkezinden başladığından şikayetlerini dile getirmektedir.

Bu rahatsızlığı geçirenler inişli – çıkışlı ortamlarda ve engebeli alanlarda daha çok ağrıyı hissetmektedir. Bunun yanı sıra diz hareketliliğinin olmadığı zaman dilimlerinde yani dinlenme halinde ve uyku esnasında da ağrı meydana gelebilmektedir. Bununla birlikte eklem yerlerinin sabit bir şekilde kalması ağrının şiddeti süresince dokuların hareketliliği sınırlanarak, kişilerin dizlerinin kıvrılması imkansızlaşmaktadır. Hastalar diz aksamlarını bükme girişimlerinde ise eklemlerin birleşim noktasından sesler duyduklarını da yoğunlukla başvuru mülakatlarında bahsetmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder