İnançların Ve Ritüellerin Önemi

İnanç ve ritüelin;  toplum, yönetim ve bireyler açısından nasıl kullanıldığını ve geçirdiği dönüşümü görmek mümkündür.  Dünya var olduğundan beri, binlerce yıllık inanç kavramı zenginliğinin çağdan çağa atlayarak nasıl iç içe geçtiğini görmek mümkündür.

İnanç ve ritüel kavramının yönetim, toplum, kişiler tarafından nasıl kullanılarak dönüşüme tabi tutulduğunu görebiliriz.  Sadece isimler değişir fakat inançların içindeki öz kaynağının nasıl kaldığını,  ritüellerinse birbirini nasıl kopyalayıp tamamlayarak devam ettirildiğini görmek bazen şaşırtıcı bazen de heyecan verici bir olgu olmaktan kendini alıkoyamaz.

Ayrıca; bir önemli nokta belirtmekte fayda bulunmaktadır. İnanç ve ritüellin ayrıştırılamaz birbirine bütünüyle bağlı zincir olduğunu söyleyebiliriz. . İnanç ve ritüller, doğadan beslenmektedirler.  Doğa sayesinde, inanç ve ritüeller ortaya çıkmış ve zenginleşmiştir.

İnanç Nedir?

İnsanların,  bir düşünceye çok katı vazgeçilmez bir derecede;  gönülden bağlanmasına  ‘inanç’ adını veriyoruz. İnanç sayesinde, Dünyanın karmaşasının içinde uyumlu olabilmeyi,  çevremizdeki olup biteni işleyişini anlamamız için önemli bir etkendir. İnanç, insanlar açısından olması muhtemel olayları ön görmesini sağlayabilmek için geliştirilen önemli bir yöntemdir.

İnsanoğlu, inançlara o kadar çok sıkı sıkıya bağlıdır ki ancak bunun farkında çoğunlukla değildir. Kişilerin, belli, sonuçlara ulaşabilmesi için kararlar alması gerekmektedir. Fakat doğru karar alabilmek her zaman mümkün olmayabilir.
İnançların Ve Ritüellerin Önemi
Ve işte tam bu noktada sahneye ‘inanç’ kavramı çıkmaktadır.

Ritüel Nedir?

Ritüel kavramını,  dini bir olgu gibi benimsenmiş;  alışkanlıklar,  davranış biçimleri,  kişiler tarafından kutsallaştırılmış inançlar olarak açıklayabiliriz.  Ritüele dinsel törenleri ve kutlamaları örnek verebiliriz.

Anadoludaki İnanç Ve Ritüeller

Genel olarak; inançlar ve ritüller açısından Anadolu paha biçilmez bir kaftandır diyebiliriz. Çünkü Anadolu Coğrafyasında binlerce yıldan itibaren şuan ki günümüze kadar yurt edinerek birçok etnik ve dinsel toplumlar bakımından da inandırıcılığı korumuş yüzbinlerce ritüele şahit olmak mümkündür.  Özellikle;   Anadolu’da Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri ritüel çeşitliliği bakımından çok fazla zenginlik gösterir.

Bunun en önemli nedeniyse o bölgelerin dinsel ve etnik bakımdan çok fazla çeşitlilik göstermesidir.  Kısaca, Anadolu’daki ritüel ve inançlara birkaç örnek verebiliriz.  Antakya’da halika adı verilen,  çocuğu olmayan ailelerin bir gün bir çocukları olduğu takdirde o çocukların saçlarını 3,5,7 yada 11 yıl kesmeyeceklerine dair söz vermeleridir.  Çocukları olduğu takdirde adadıkları yıl kadar saçlarını kesmezler.  Süre tamamlandığı takdirde de çocuğun saçları kesilerek terazide tartılmaktadır. Saç ağırlığınca da yoksullara yardımda bulunulmaktadır.

Yorumlar