Ampul Ve Çalışma şekli

Ampul icat edilmeden daha önceleri güneş ışığından faydalanılıyordu ve de güneş battıktan sonraki aşamada oldukça zor oluyordu. Bunun yanında bu durum tehlikeli bir hal alıyordu. Ampulün yerinde bir demet mum ile meşaleler bulunuyordu. Ayrıca gaz lambaları da oldukça kullanışlı birer ışık verici aygıt olarak insanların hayatında yerini almıştı.
Ampul Ve Çalışma şekli
Bilim alanındaki gelişmelere bağlı olarak elektrik alanında da oldukça önemli gelişmelerin yaşanmaya başlamasıyla bu durum mucitleri de elektrikli aydınlatma cihazlarının keşfedilmesine gerek duymaya yönlendirmişti.

Ampulün İcadı

Ampulün icat edilmesinin temelleri Swan ve Thomas Edison tarafından atılmıştır. Zamanımızda ise ampuller hemen her yerde karşımıza çıkan ve de hayatımızda oldukça önemli bir yere sahip olan bir aygıt haline gelmiş durumdadır.

Hayatımızın neredeyse her alanında yerini almış bulunmakta olan ampuller; evler başta olmak üzere, araba farlarında, trafik lambalarında ve kısacası güneş ortadan kaybolduğunda hemen her yerde karşımıza çıkmaktadır. Şimdilerde kullanılan yeni model ampuller dahi çalışma mantığı olarak Edison'un icat ettiği ampuller ile aynı mantık içerisinde çalışmaktadır.

Ampullerde çok basit parçalar bulunmaktadır. Bunları sıralayacak olursak; cam bir dış kap, Tungsten filaman, gaz, bakır nikel teller, destek telleri, çam dayanağı, elektrik temas noktaları ve de vida başlığıdır.

Ampulün Çalışma Şekli

Çam dış kap dediğimiz parça hepimizin de bildiği gibi dışındaki gördüğümüz armut şeklinde olan ve havası alınmış bir parçadan oluşmaktadır. Havasının alınma nedeni ise mecburen ısınacağı için havayla temas edip yanmasını önlemek içindir. Ampulün içindeki diğer bir madde ise gazdır.

Eğer ampulün içinde gaz olmasaydı bu kez de içindeki flaman yüksek derecede sıcaklığı görünce is oluşacak ve bu da aydınlatmayı engelleyecektir. Bakır ve nikel teller ise elektrik akımını flamanlara taşımakla görevlidir. Flamanlar da kıvrılmış bir şekilde ampulün içinde gördüğümüz iletken tellerdir. Kıvrılmış şekilde olmasının nedeni de daha uzun olması gerektiğidir.

Çünkü uzun bir tel kısa olandan daha dirençlidir. Elektrik akımının gelmesi sonucu bakır ve de nikel teller bu akımı flamanlara ulaştırmaktadır. Bu dayanıklı ince tellerin ısınması sonucu ortaya 3000 wat gibi bir elektrikleri çıkar ve bu da aydınlatma için oldukça yeterlidir.

Yorumlar