Reklam Alanı

SPERMATOGENİK HÜCRELER NEDİR?

Spermatogenik veya germ hücreler, derinliği 4 ile 8 arası hücre arasında değişen ve seminiferöz tübülü döşeyen çok katlı epiteli oluştururlar. Hücreler prolifere olarak tübülün bazalinden lümenine doğru ilerleme gösterirler. Proliferasyon hücreleri lümene doğru iter, lümene en yakın olanlar spermatozoonlara dönüşerek epitelden ayrılarak ve lümen içerisinde serbest hale geçer. Bu olaylar dizisine spermatogenezis adı verilir. Spermatogenezis olarak tanımlanan olay 3 evreye ayrılmıştır.

Bunlar,

•    Spermatid fazı(spermiogenezis): Spermatidlerin olgun sperme dönüştüğü evredir.
SPERMATOGENİK HÜCRELER NEDİR?
•    Spermatogonyal faz: Spermatogoniumun mitoz bölünmeler neticesinde primer spermatosite dönüştüğü evredir.

•    Spermatosit fazı (mayoz): Mayoz evresine giren primer spermatositlerin, kromozomlarını diploid sayıdan haploid sayıya indirgeyerek spermatidleri oluşturduğu evredir. Yetmiş dört gün süren spermatogenezis spermatogoniumlar ile başlayan bu süreç Spermatogoiumlar da Sertoli hücreleri gibi bazal lamina üstüne oturmuştur.

Bu hücreler puberteye kadar görülebilen tek germ yani spermatogenik hücreleridir. Her bir spermatogonium çekirdeğinin içinde  diploid sayıda kromozom bulunmaktadır.  (44 otozom + XY).

   İnsan vücudunda üç tip spermatogonium tarif edilmiştir.

1- Tip A koyu spermatogoniumlar: Bu tip hücreler koyu boyanan ovoid bir çekirdek yapısına sahiplerdir. Reserv hücreler olarak görev yapan bu hücreler bölünmeye uğrayarak spermatogoniumların sayısını korurlar. Bunu yaparken aynı zamanda tip A açık spermatogoniumları oluşturmaktadırlar.

2- Tip A açık spermatogoniumlar: Bu tip hücreler açık boyanan ovoid çekirdek yapısına sahiptirler. Mitotik tip bölünmelerle tip B spermatogoniumları ve diğer tip A açık spermatogoniumları oluşturma görevini üstlenirler.

3- Tip B spermatogoniumlar: Bu tip hücrelerde nükleer membrana yakın bulunan koyu boyanmış kromatin yığınları içeren sferikal çekirdekler bulunmaktadır. Bazı uzmanlar tarafından spermatogoniumların   daha karmaşık olan sınıflandırılmaları yapılmıştır.

Örnek vermek gerekirse, Tip B spermatogoniumlar dört kuşak hücreye dönüştüklerinden bunlar B1, B2, B3, B4 olarak da ifade edilmektedirler. Tip B spermatogoniumlar mitoz bölünme sonucu ortaya çıkan yavru hücrelerin hepsi primer spermatositlere differansiye dönüşürler.

Bu dönüşme esnasında yavru hücreler bazal laminadan lümene doğru uzaklaşıp, yoğunluğu artar ve çekirdek karakterlerinde değişme gösterirler. Primer spermatositler seminiferöz tübül içerisinde görülen en büyük hücrelere germ hücreleridir ve bu hücreler epitelin orta kısmında yer almaktadırlar.

Bu hücrelerden her biri sferikal ya da ovoid olarak adlandırılan yapıya sahiptir. Spermatogenik hücrelerin çekirdekleri sinaptonemal komplekslerin varlığı ile ayırt etmektedir. Primer spermatositlerde görülen hücre bölünmesi tipi mayoz olarak ifade edilen indirgenen bölünmedir. Bu bölünme neticesinde her bir yavru hücre veya sekonder spermatosite 23 kromozom (22 otozom + X veya Y) geçmektedir. Mayoz tipi bölünmede sitokinezis tam değildir ve primer spermatositlerin bölünmesi neticesinde ortaya çıkan sekonder spermatositler bir protoplazmik köprü ile birbirlerine bağlı yapıdadırlar. Birbirine bağlı olan bu iki sekonder spermatosit sonradan tekrar mayotik olarak bölünmeye uğrarlar. Bu bölünme sonucu oluşan dört tane yeni hücre (spermatidler) sitokinezis gene tam olmadığından birbirlerine bağlı haldedirler.

Sekonder spermatositler primer spermatositlerin yarısı kadar bir yapıda olup, lümene daha yakın bulunmaktadırlar. Sekonder spermatositleri spermatidleri oluşturmak üzere çok kısa sürede bölünmeye uğradıklarından seminiferöz tübül kesitlerinde oldukça güç görülebilirler. Burada oluşan bölünme II. mayoz bölünmedir. Burada oluşan her bir spermatidde 23 kromozom bulunmaktadır. Bu bölünme sonucu sekonder spermatositler daha da küçük bir yapıya dönüşürler. Oluşan spermatidler bölünme sonrasın da lümene çok yaklaşırlar. Daha fazla bölünme olmaz ve her bir spermatid differansiyasyon ile spermatozoonlara dönüşmektedirler. Spermatidler arasındaki sitoplazmik devamlılık bir sonraki differansiyasyon için gerekli olan senkronizasyonun ana hattını oluşturabilir.

Spermatidler, oluşmalarının hemen sonrasında sertoli hücrelerinin yüzeyine sıkıca yapışırlar. Bu ortamda spermatidler spermatozoonları oluşturmak üzere başkalaşıma uğrarlar. Spermatozoonlar arasındaki sitoplazmik devamlılık neticesinde kaybolarak hücreler Sertoli hücrelerinden seminiferöz tübül lümenine salınmaktadırlar. Bu olaya spermiasyon yani testise doğru ilerlemek anlamına gelmektedir.

Spermatogoniumdan olgun sperm oluşumu yaklaşık olarak yetmiş dört gün sürdüğü için erkek infertilite tedavisi gibi farmakolojik innervasyonları tedavi etmek amaçlı kullanılan ilaçların sperm üretimine etkisi yaklaşık olarak seksen altı günde gözlenebilmektedir.

Hiç yorum yok