Reklam Alanı

KRAL MİDAS KİMDİR? MİDAS’IN KULAKLARI EFSANESİ NEDİR?

Çocukluğum güzel, komik ama aynı zamanda öğretici hikâyelerinden biri de Kral Midas’ın hikâyesidir. O nedenle şimdi sizlere bu hikâyeden bahsetmeye başlayınca çocukluk yıllarına gidip gülümsemekten kendimi alamadım.

Gelelim Kral Midas’ın kim olduğuna,

Kral Midas Gordion kentinde yaşamış olan efsanevi bir frigya kralıdır. Yaşadığı dönemde yaptığı araştırmalar ve çalışmalarla farklı bir öneme sahiptir. Hakkında birçok efsaneler dolaşmaktadır. Bunlardan en önemlisi Kral Midas’ın kulakları diğeri ise Midas’ın altın efsanesidir.
KRAL MİDAS KİMDİR? MİDAS’IN KULAKLARI EFSANESİ NEDİR?

Midas’ın kulakları:

Efsaneye göre Kral Midas, Yunan Tanrısı Apollonia ile Kır tanrısı Pan arasında yapılacak olan bir müzik yarışmasında jüri üyesi olarak çağrılmış ve yarışmada oy kullanma hakkına sahip olmuştur. Fakat rivayete göre Midas müziğin kalitesinden anlamaz ve daha eğlenceli müzik yaptığı için oyunu Kır tanrısı Pandan yana kullanır Bunun üzerine Yunan Tanrısı Apollonia Midas’a sinirlenir ve senin gibi müzikten anlamayan birine ancak Eşek kulaklar yakışır der ve gücünü kullanarak Midas’ın kulaklarını eşekkulağına dönüştürür. Yine efsaneye göre bu kulaklarla halkının arasında yaşamaya devam eden kral Midas kulaklarını gizlemek için bir sürü çareye başvurur. Âmâ günün birinde berberi Midas’ın kulaklarını fark eder fakat bunu kimselere anlatmaz. Âmâ günler geçtikçe anlatma ihtiyacı duyan berber bu gerçeği gidip bir kuyuya haykırır. Ama efsane bu ya kuyu suya, su sazlara, sazlar rüzgâra, rüzgâr insanlara fısıldar bu gerçeği. Böylece herkes öğrenir ve her yerde kendisiyle dalga geçilir.

Bu duruma daha fazla dayanamayan Kral Midas kulaklarını kestirir. Fakat bir süre sonra kulakları sarmaşık bir biçim halini alır ve eskisinden de beter görünür. Bu şekilde yaşamaya daha fazla dayanamadığı için tanrıya gidip yalvarır ve kendisini affetmesini ister. Tanrı onu affeder fakat sessizce öldürüp gömer.

Midas’ın altınları:

Yine efsaneye göre Kral Midas’ın adamları sarayın yakınlarındaki Tanrı Dioniosusun arkadaşı Silenosu bulurlar. Kral Midas Silenosu güler yüzle karşılar ve günlerce ağırlar. Daha sonra da kendi eliyle Tanrı Dioniosusa götürür. Buna çok sevinen Dioniosus Midas’a ne dilerse dile benden der. Bunun üzerine Midas hiç düşünmeden tuttuğum her şey altın olsun diye dilekte bulunur. Tanrı onun bu dileğini yerine getirir ama bir yandan da içinden olacakları düşünüp kıs kıs güler. Zavallı Midas olacaklardan habersiz geri döner. Akşam olup sofraya oturunca tuttuğu her şeyin altına dönüşmesi ile yaptığı hatanın farkına varır. Doğru tanrıya koşar ve yalvar yakar büyüyü bozmasını ister. Ona acıyan tanrı gidip Paktalos ırmağında yıkanmasını söyler. Irmakta yıkanan Kral Midas bu büyüden kurtulur ve normal yaşamına geri döner.

Bugün hala Paktolos ırmağına bakanların altın pırıltılarını gördüğü söylenir.

Hiç yorum yok