Çocuk Psikolojisini Bozan Beş Etken Nelerdir?

Biz yetişkinler, yaşamın getirdiği birçok olumlu ve olumsuz sürprizlerin yüzünden, çocukların psikolojik problemlerini görmekte sorun yaşıyoruz. Çünkü yaşanan birçok olumsuz faktör bize en önemli sorumluluğumuz olan, “çocuklarımızın psikolojisini” ne yazık ki unutturuyor. Daha sonra ebeveynler durumun ciddiyetini anlayınca, ne yazık ki geç kalınmış olunuyor. Durumun en vahım ve en can alıcı noktası ise çocuklarımızın bu sorunları bir süreden sonra doğal görüp, kabullenmesi oluyor. İşte ailelerimizin, ilerisinde böyle bir problemlerle karşılaşmaması için çocukların, fiziksel sağlığını düşündükleri kadar, ruhsal sağlıklarını da düşünmeleri şarttır. Tabi her zaman olduğu gibi ortada bir problem varsa eğer, ilk önceliğimiz, o problemin doğmasına etki eden unsuru bulup, daha sonra o etkiden kurtulmanın yollarını aramaktır.
Çocuk Psikolojisini Bozan Beş Etken Nelerdir?
Çocuklarının, sağlıklı zihinlere sahip olmasını isteyen ailelerin dikkat etmesi gereken, beş etken vardır. İşte “çocukların psikolojisini bozan beş etken” sırasıyla şunlardır;

Anne ile babanın tartışması ve çocuklarında bu duruma istemeden şahit olması, çocukların ruh sağlığını bozulmasına yol açan en tehlikeli tehdittir.

Diğer bir etken ise çocukların, aşırı hakarete uğramasıdır. Unutmayın! “Aşırı hakaret edilen, çiçekler bile açmaz.” Çocuklarımızın çiçekleri ise umutlarıdır. Çocuklara yapılan o hakaretler ise o umutları katleden en acımasız katildir. Çünkü çocuklar geleceğe dair hayal kurma cesaretini kaybederler. Ne yazık ki zamanla da bu en değerli, kayıplarına alışır ve yokluğunu bile fark etmezler. Bu yüzdendir ki bu tarz hakaretlere uğrayan, çocuklarımızın sadece çok az bir kısmı kayıplarının farkına varıp, arama cesaretine kalkışmıştır.

Öz güven eksikliğidir. Çocuklarımız, bu eksiklik yüzünden, kendilerini pasif bir karaktere mahkûm ederler ve hayatların da hep bir korkuyla yaşamak zorunda kalırlar. Bu durum ise psikolojik olarak çöküşün temelidir.

Sevgisizliktir. Çocukların, en çok ihtiyacı olan unsur ve asla doymadıkları bir vitamindir. Bu vitaminin eksikliğinde, çocuklarımızın başvurduğu ilk yardım yalandır. Kendilerinin sevdirme çabası için yalana başvurmuşlardır. Yalan, psikolojik olarak başta gelen sorunlardır. Çocuklarımızı bu soruna iten faktör ise sevgisizliktir.

Mücadele yeteneğini kaybetmektir. Bırakın çocukları, biz yetişkinler bile bu yeteneğimizi kaybedince, hayata dair yaşam azmimizi de yitiriyoruz.

   Yukarıdaki bahsini geçtiğim beş faktör, çağımızın önde gelen ciddi bir problemidir. Dikkat edilmelidir. Çünkü “psikolojisi bozuk çocuklar, geleceğin ev sahipliğini yapacak çocuklardır.” Bu sorumluluk başta ailelerimizin daha sonra ise psikolojik danişmanlarındır.

Hiç yorum yok