TELEFONUN İCADI VE GELİŞİMİ

Günümüzün değişmez teknolojik aletlerinden biri olan telefon sürekli olarak kendini yenilemektedir. Hayatımızda o kadar önemli bir noktaya geldi ki, o olmadan işler yarım kalıyor, planlamalar olmuyor ve daha bir çok şey aksıyor. Öyle ki sosyal medyadan arama yapmamıza kadar işe yarayan bu aletin de bir geçmişi bulunuyor. Peki telefonun icadı ne şekilde gerçekleşti ve kim buldu? Telefonun mucidi kimdir? ALO sözü nereden gelmektedir? Tüm bu soruların cevapları yazımızın devamında bulunmaktadır.
TELEFONUN İCADI
Medeniyetler boyunca iletişim oldukça önemli bir konumdaydı. Buna bağlı olarak geliştirilen iletişim metodları bulunuyordu. Ateş yakıp duman ile haberleşme, güvercinler ile posta gönderme, bir yerden bir yere mektup gönderme gibi. Gün geçtikçe iletişim kendini geliştirdi ve 1793 yılında Claude Chappe'nin icat ettiği Telgraf ortaya çıktı. Telgraf uzaktan yazan anlamına gelmektedir. Bu aygıt bir kulenin tepesinde bulunan hareketli kolların yardımıyla rakam ve harflerin oluşturulup iletilmesine dayanıyordu.

Teknoloji günden güne ilerledikçe elektrikli telgraf da ilerledi ve 1876 yılında hepimizin hakkında bir şeyler duyduğu Alexander Graham Bell, teller yardımı ile konuşmaların iletilmesini sağlayan telefonu icat etti. Graham Bell, armonik telgraf üzerinde çalışırken elektrik telleri ile ses titreşimlerinin gönderilebileceğini keşfetti. Bu sayede telefonun icadını yaptı.

Türkiye telefon icat edildikten sonra tam olarak 32 yıl sonra telefonu kullanmaya başladı. Daha sonra Kadıköy ve Beyoğlu merkezli olmak üzere telefon santralleri açıldı. Ankara'da 1926 senesinde kurulan ilk otomatik telefon santrali diğer illere de örnek oldu ve hızla Türkiye içinde yayıldı.

Alexander Graham Bell telefonu icat ettikten sonra ilk telefon hattını sevgilisinin evine kurdu. O zamanlar bir tek Graham ve sevgilisinde telefon olduğu için her telefon çalması demek sevgilisinin arıyor olması demekti. Graham telefonu her açışında sevgilisinin ismini yani; Alessandra Lolita Oswaldo demek zorunda kalıyordu. Günler geçtikçe Graham bu ismi kısaltmaya başladı ve sonraki telefonu açışlarında Ale Lol Os demeye başladı. Bu isim de onu bir süre idare etti ancak çok uzun olduğu için daha da kısaltmaya gerek vardı. O nedenle Graham ismi ALO olarak kısalttı.

Bir gün sevgilisi Graham Bell'i terk etti. O zamanlar telefon iyice yaygınlaşıyordu ve her yere kuruluyordu. Graham sürekli telefonun başında bekliyordu sevgilisi arar diye. Ancak telefon her çalışında başka biri çıkıyordu telefona. Graham aynı alışkanlığını devam ettirerek her telefonu açışında karşısındakine bakmaksızın ALO diyordu. Halk da Graham'a duydukları saygı açısından telefon konuşmalarından önce ALO demeye başladı. Şimdilerde sıklıkla kullandığımız ALO sözcüğü bu şekilde yayılma göstermiş ve hala etkisini kaybetmemiştir.

Hiç yorum yok