Susuzluğun zararları

Susuzluğun yol açtığı hastalıklar

Bazı hastalıklara yakalanmamak için su tüketimi önemlidir vücudun yeterli miktarda su almadığında olumsuz etkileri ortaya çıkar su hayati içeceğimiz olduğundan içmeye özen göstermeliyiz bazı kişiler susadığı taktirde bile su içmez suyun yerine çay gibi kola gibi içecekleri tercih eder fakat bu yanlış davranıştır çünkü suyun yerini hiç bir içecek tutmaz bakalım ne kadar su içmeliyiz, susuzluğun ve yeterince su içilmediği zaman ne gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar hep beraber okuyalım.

Ne kadar su içmeliyiz

Eğer yeterli miktarda su içmiyorsanız bir anda su içmeyi ciddi oranda arttırırsanız midenizin bulanması kaçınılmaz bir durumdur. Bunu yaşamamak için yavaş yavaş su içme miktarını arttırabilirsiniz. Çünkü bu durumda bir alışkanlıktır ve bir anda oturması mümkün değildir.
Yetişkinlerde bu miktarın vücut ağırlığının %3'üne yakın olması gerekir. Yani 100 kg olan bir kişi günde 3 litre, 50 kg olan bir kişi ise günde ortalama 1.5 litre su tüketmelidir. 0.03 çarpanını kilonuz ile çarparak ortalama su ihtiyacınızı bulabilirsiniz. İçilmesi gereken su miktarı kişiden kişiye göre değişmektedir. Kişi kilosu başına 0,33 ml su içmesi durumunda yeterli su içtiği anlamına gelmektedir.

Susuzluğun yol açtığı rahatsızlıklar

Kabızlık: Barsak hareketinin yavaşlamasının birçok etmeni vardır. Bunlar içerisinde yeterli miktarda besin tüketmemek, hareketsiz yaşam, stres, posası yüksek besinlerin tüketilmemesi, genetik faktörler ve en önemlisi su içmemektir. Yeterli miktarda su içilmediğinde dışkı barsak içerisinde çok yavaş ilerler ve kabızlık meydana gelir.
YORGUNLUK: Su vücudun yakıtıdır. Eğer yeterli miktarda su içmiyorsanız vücudunuza yeterli yakıtı almıyorsunuz anlamına gelir. Bu durumda gün içerisinde sürekli yorgunluk hissetmek normal bir hale gelir.
BAŞ AĞRISI: Birçoğumuz gün içerisine baş ağrısı yaşarız. Bunu stres, yorgunluk, uykusuzluk veya hastalık gibi nedenlere bağlarız. Ama gün içerisinde sıklıkla baş ağrısı çekiyorsanız bunun en temel nedeni su içmemenizdir.
BAŞ DÖNMESİ: İnsanların sıklıkla söylediği “otururken veya yatarken bir an ayağa kalkınca başım dönüyor” diyenlerdenseniz sizde yeteri kadar su içmiyorsunuz anlamına gelmektedir. Bu nedenle en kısa zamanda içtiğiniz su miktarını arttırmalısınız.
KOYU RENK İDRAR: Normal koşullarda idrar renginin saydam veya hafif bulanık ama açık renk olması gereklidir. Eğer koyu sarı renkte idrarınız var ise siz kesinlikle yeterli miktarda su içmiyorsunuz. Bu nedenle bir an evvel su içmeye başlamalısınız. Çok kısa bir zaman sonrasında idrarınızın normal rengine döndüğünü göreceksiniz.
YÜKSEK KOLESTROL: Vücut susuz kaldığında kolestrol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır.
SİNDİRİM BOZUKLUKLARI: Su ve alkali (kalsiyum ve magnezyum) minerallerin eksikliği gastrit, ülser ve reflü gibi birçok sindirim sistemi problemine yol açar.
MESANE VE BÖBREK PROBLEMLERİ: Toksin ve atık asit birikimi bakterilerin gelişmesi için ortam sağlar, buda böbrek ve mesanede inflamasyon, ağrı ve enfeksiyona daha yatkın olması ile sonuçlanır.
EKLEM AĞRISI VE SERTLİK: Bütün eklemlerde büyük bir kısmı sudan oluşan kartilaj yastıkçıkları vardır. Vücut susuz kaldığında kartilaj zayıflar ve eklem tamiri yavaşlar böylelikle ağrı ve rahatsızlık hissi oluşur.

KİLO ALMA: vücudunuz etkin bir şekilde toksinleri elimine edemez ve yağ hücrelerinin içinde saklar. Bunun yanında eğer vücut yeterli su ile toksinlerin güvenli bir şekilde atamıyor ise yağ hücresini serbest bırakmaz.
VAKİTSİZ YAŞLANMA: Kronik olarak vücut susuz kaldığında, organlar ve hatta vücudun en büyük organı olan deride kırışıklık başlar ve erken yaşlanma belirtileri verir.
ASTIM VE ALERJİLER: Dehidratasyona maruz kalan vücut sudan tasarruf etmek için havayollarını daraltıyor. Siz daha susuz kaldığınızı hissetmeden histamin bu durumun farkına varıyor ve salgısını arttırıyor.
YÜKSEK KAN BASINCI: Vücut normalde tam olarak su ihtiyacını karşıladığında kanın %92’si sudur. Vücudun susuz kaldığı zamanlarda ise kan kalınlaşarak akışı sırasında dirence sebep olur ve buda kan basıncının yükselmesi ile sonuçlanır.
CİLT PROBLEMLERİ: Dehidratasyon deri yoluyla toksinlerin atılmasını bozmakta ve her türlü cilt problemi için savunmasız hale getirmektedir; dermatit, sedef, kırışıklık.

Hiç yorum yok