2017/01/20

YEREBATAN SARNICI NE ZAMAN VE NİÇİN YAPILMIŞTIR?

İstanbul her tarafı tarihle dolup taşan bu anlamda tarihçilerin gözünü  kamaştıran bir şehirdir. Belki uzaktan bakıldığında birçok kişi için suç oranı, yoğun trafiği ve kalabalığı yüzünden korkutucu olabilir. Fakat içine girdiğinizde sizi büyüleyen medeniyetler şehridir. Gözünüzün gördüğü adımınızı attığınız heryerde karşınıza tarihten biz iz çıkar. Camiler, kliseler, medreseler, tarihi kuleler, surlar ve sarnıçlar. İşte İstanbul’u İstanbul yapanda tüm bunlardır. Bugün ki yazımızda işte bu tarihi yapılardan biri olan Yerebatan sarnıcı hakkındadır.
YEREBATAN SARNICI NE ZAMAN VE NİÇİN YAPILMIŞTIR?

Yerebatan sarnıcı ne zaman yapılmıştır

Yere batan sarnıcı diğer adı ile Basilica sarnıcı İstanbul’da ki en büyük kapalı sarnıçtır. Sarnıç M.S 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından büyük sarayın su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmıştır. Ayasofya cami’nin hemen batısında yer alan ve içine küçük bir kapıdan girilen sarnıç aslında o zamanlar yakınında bulunan Ilius Basilikası’ndan dolayı Basilica sarnıcı olarak inşa edilmiştir. Fakat zamanla içinde yükselen mermer sütunların ihtişamı yüzünden saraya benzetilmesinden dolayı halk tarafından yerebatan sarnıcı olarak anılmaya başlamış ve bu isim daha da yaygınlaşmıştır.

Yerebatan sarnıcı 137 metre uzunluğunda ve 64,6 metre bir genişliğe sahiptir. Estetik anlamında güçlü sütün başlıkları ve kemerlerle desteklenen sarnıçta toplam 336 adet sütün kullanılmıştır. Bir nevi sütün ormanı olan sarnıçın tavanı tuğla örülü çarpraz tonozlu olarak inşaa edilmiştir.

Özellikle de yere batan sarnıcının güneybatı köşesinde ki sütünların kısa kalan boylarını yükseltmek adına altlarına konan mermer bir eserin kalıntıları olan Medusa ve Gorgon başları oldukça şaşırtıcıdır. En çok şaşırtan ise bu heykellerin ters ve yan koyulmasıdır. Bunların özellikle mi böyle koyulduğu yoksa aceledenmi bu şekilde koyulmuş oldukları ne yazıkki tam olarak bilinmemektedir.

Yerebatan Sarnıcı ve özellikleri için bu makalemizide okuyabilirsiniz.

Sarnıca girdiğiniz ilk andan itibaren muhteşem görüntüsüyle bir yandan büyülenirken diğer yandan suratınıza çarpan nemli hava ile sarsılırsınız.Bu hava derine indikçe iyice artar. Bu olağanüstü sessiz yapının içinde su damlalarından öte hiç bir şey duymazsınız.Ve dolaştıkça mimarisine hayran kalmamak elde değildir.Hele biraz önce bahsettiğim Roma çağından kalma Medusa ve Gorgon başlarının suyun içinde yıllarca bozulmadan renk değiştiren hali görenleri adete büyüler. Bununla birlikte suda belirli seviyede tutulan balıklar ve dünyanın pekçok ülkesinden gelen kişilerin atttığı bozuk paraların su içindeki rengarenk görünüşleri de ortama ayrı bir ahenk katmaktadır. Yerebatan sarnıcından bu ahengin göz kamaştıran etkisyle ayrılacağınıza emin olabilirsiniz.

0 yorum

Yorum Gönder