Kışın Ne Yemeliyiz

Kış aylarında nasıl beslenmeliyiz? Kışın hasta olmamak için nasıl beslenmeli?

Ara öğünler ile kan şekeri dengede tutulmalıdır. Ara öğünler, yemek yeme atağını da engelleyeceği için mutlaka yapılmalıdır ara öğün alternatifleri mutlaka lifli ve kana karışma hızı düşük gıdalar olmalı. Meyve, yoğurt, ayran, lifli çubuklar, tam tahıllı ürünler tüketilmelidir. Sindirim sisteminizin hareketi metabolizma hızınızın göstergesidir. Ananas, kivi, elma, armut gibi meyveleri küp küp doğrayarak, içine bir miktar ılık süt, bir veya iki yemek kaşığı kadar kepek ilave edilmiş bir karışım olarak tüketirsek, kabızlık sorununa karşı da önlem almış oluruz.Dünya sağlık örgütünün, haftada en az 3 kez, 45-60 dakika aralıksız spor yapılmasını öneriyor.Sadece diyet yaparak kilo vermek mümkün değil, doğru beslenme kuralları ve sporu birlikte uygulamak kilo vermeye yardımcı olur.
Genellikle kış aylarında özellikle çocukların sevdiği sebzeler azdır. Çocuklara pırasa, kereviz, ıspanak gibi kış sebzelerini zorlayıcı tavırlar ile yemek yemelerini sağlamak birçok anne için problemdir. Bu nedenle ısrar etmek yerine bu sebzeleri değişik şekillerde sunmak belki de daha faydalı olacaktır. Örneğin; kereviz yemeğini sevmeyen çocuğunuza, bu sebzeyi rendeleyerek, yoğurda karıştırmak, içine bir miktarda ceviz ekleyerek çocuğa sunmak, aynı şekilde ıspanak yemeğini sevmeyen çocuklara, ıspanağı bir iç olarak kullanarak; börek, poğaça ya da krep yapılması ve çocukların bu besinleri tüketmeleri sağlanmalıdır.
Kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini gereksiniminin karşılanamamasını neden olmaktadır. Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamini, güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde çok fazla bulunmaz. D vitamininin yanı sıra balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini için de iyi bir kaynaktır. Bu nedenle kış aylarında imkanlar dahilinde haftada 2-3 kez balık yenilmesi önerilmektedir.
Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir.’’
Kış aylarında vücut ağırlığı kontrolünün sağlamasında; basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmesi, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlılarının tercih edilmesi, hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesinde posa içeriği yüksek kuru baklagillerin tüketilmesi (haftada 2-3 kez) ve düzenli fiziksel aktivite yapılması önemlidir.
E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmakta, A vitamininin okside olmasını da engellemektedir. E vitaminin iyi kaynakları olan; yeşil yapraklı sebzeler, fındık ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir.
Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi de önemlidir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Çünkü meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır.
Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle, dört besin grubunda bulunan çeşitli besinler en az 3 ana ve 3 ara öğünde yeterli miktarlarda alınmalıdır. Her gün mevsiminde bol meyve ve sebze tüketilmesi önerilmektedir. Kış aylarında vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması gerekmektedir. Savunma sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyvelerin tüketimi önemlidir.

Kışın hasta olmamak için nasıl beslenmeliyiz

Kışın meydana gelen hastalıklar herkesin kaçınmaya çalıştığı ancak nasıl kaçınabileceğini bilmediği rahatsızlıklar arasında. Her ne kadar kış hastalıklarını tamamen engellemek veya kışın hasta olmamak mümkün olmasa da beslenmenize ve yediklerinize dikkat ederek hem hasta olma sıklığınızı azaltabilir hem de hastalıkları çok daha kolay atlatabilirsiniz.
Genç ve sağlıklı bir vücuda sahip olmanın hastalıklardan korunmakta ne kadar aktif görev aldığını öncelikle unutmamak gerekli. Bunu gerçekleştirmek için tek bir besin çeşidine ağırlık vermekten ziyade dengeli ve yeterli bir beslenme rejimine uymak gerekiyor.
Meyve ve sebzelerin içerisinde yer alan vitaminler ve antioksidan maddelerin hastalıklara karşı etkili oldukları ve vücudun bağışıklık sistemine güç verdikleri biliniyor. Ancak bu sebze ve meyvelerin içerisinde bulunan besin değerlerinin kaybolmaması için yapmamız gerekenler arasında büyükçe doğramak, düdüklü tencerede pişirmek, taze olmasına dikkat etmek ve haşlamanın ardından kalan suyu dökmeyerek kullanmak gerekiyor. Sebze ve meyvelerin bekletilmeden tüketilmesi içerisindeki vitaminlerin bozulmadan kalabilmesi için en önemli konulardan bir tanesi.
Eğer meyve ve sebze tüketiminden hoşlanmıyorsanız sevebileceğiniz meyveleri taze olarak sıkmak ve bunlara bir miktar sebze suyu da karıştırmak yemek kadar olmasa da sizin için faydalı olabilecek yöntemler arasında.
Kış aylarında vücudun en çok eksikliğini çektiği vitaminler arasında D vitamini yer alıyor ve ne yazık ki bedenimizin en büyük D vitamini yine kendisi. D vitamini üretmek için direkt olarak güneş ışığına maruz kalmak gerektiğinden dolayı kışın özellikle çok bulutlu bölgelerde yer alanların güneşli günlere denk geldiklerinde bu fırsatı kaçırmadan kısa gezintilere çıkmaları faydalı olacaktır.
Yüksek yağ oranına sahip yiyecekler ile beslenerek kışın çok daha sağlıklı olunacağına dair olan söylentiye kulak vermeyerek vücudumunuzun dengesini bozmamamız ve ihtiyacı üzerinde bir yağ alımı yapmamamız gerekiyor. Özellikle katı yağlardan uzak durmak ve sıvı doymamış yağları tercih etmek vücut dengesini korumak için gerekli.
Yaz aylarında yüksek terleme ve sıcaklardan dolayı fazla olan su tüketimine kış aylarında da devam edilmeli. Metabolizmik dengenin korunması ve vücut ısısının sabit tutulması, zararlı maddelerin vücuttan atılması gibi önemli konularda su alımının değerini unutmamak gerekiyor. Günde 2 litre ve üzerindeki su tüketimi bedeninizin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olacaktır.
Balık, kırmızı et, beyaz et gibi et çeşitlerinin bir tanesine yüklenmek yerine bunları haftada bir kaç defa olmak üzere farklı öğünlerde tüketerek her birinin içerisinde yer alan faydalı mineralleri kaçırmadan beslenebilirsiniz. Özellikle et ürünlerinde bulunan proteinler vücut tarafından bitkisel proteinlere göre çok daha kolay bir şekilde kullanıldığı için temel yapı taşlarımızdan olan proteinin her zaman yeterli düzeyde alınması gerekiyor.

Hiç yorum yok