Bel Fıtığı Ameliyat Gerektirir mi

Bel fıtığında ameliyat, özel durumlar hariç her zaman en son seçenek olmalıdır!

Bir çok bel fıtığında ameliyata gerek olmaz. Hastanın bacağında kısmi felç yani kuvvet kusuru varsa mutlak ameliyat gerekir. Hastanın felci yok ancak çektiği ağrıyı her türlü yönteme rağmen (istirahat, fizik tedavi ve ilaç tedavisi gibi) aylarca dindirememiş, böylece yaşam kalitesi düşmüş ise, bir hayat ağrıyla geçmeyeceği için onlar da ameliyata gider.
Ağır kaldırmalar, kilo almalar yeni fıtık oluşumuna neden oluyor. Bazen bel fıtığı ameliyatı başarılı olsa da sonraki dönemlerde artık yük bir üst ya da bir alt mesafeye eskisinden daha fazla bineceğinden travmalar, ağır kaldırmalar ve kilo almalarda, ya da o seviyelerde ters hareketlerle aşırı yüklenmeler nedeni ile yeni fıtıklar veya sonradan gelişen dar kanal oluşabilir. Bulgular çok benzer olacağından hasta bunu yine başarısız bir ameliyat olarak yorumlayabilir, hatta başka doktora gidebilir.
Bazen de bel fıtığı ile beraber hastada eşlik eden hafif dereceli bel kayması olabilir. Eğer ameliyattan önce hasta aydınlatılmazsa hasta kesinlikle ameliyat sonrası mutlu olmayacaktır, çünkü ağrının bir kısmı zaten bel kaymasına bağlıdır. Öyleyse hangisinin ne oranda ağrıya katkıda bulunduğu iyi tespit edilmeli ve hastaya bilgi verilmelidir. Bazen de fıtık ameliyatından sonra yeni bel kayması oluşmaktadır, fıtık ameliyatında fazla kemik kaldırmak bazen kaymaya zemin hazırlar. Bunu önlemek için fazla kemik kaldırmamalı, hasta ameliyat öncesi iyi değerlendirilmeli, o mesafede zaten sağlam olmayan hareketli bir segment varsa, fıtık ameliyatı ile beraber omurgaya kaymayı önlemek için platin takmak gerekmektedir.

Bel fıtığında ameliyat dışı hangi tedaviler uygulanır 

Hekimin yaklaşımı aslında hastanın daha önceki hikayesine göre biraz değişebilir. Yavaş yavaş gelişen hafif bir ağrı ve bel tutulması ile aniden şiddetli ağrı ile başlayan bir bel fıtığının tedavi girişimleri bir miktar değişiklik arzeder. Ama genellikle istirahat, ilaç tedavisi ilk seçilecek tedavidir. Burada istirahatten kasdedilen aktif istirahattir. Kesinlikle yatak istirahati değildir. Eskiden ve halen bazı doktorlar tarafından hastaya önerlien “10 gün- 20 gün sırt üstü sert zeminde yatacaksın hiç kalkmayacaksın”  tarzındaki yaklaşımların modern tıpta yeri yoktur. Bu hastaya yarar değil zarar verir.  Eğer hasta kalkıp dolaşabilyorsa, oturabiliyorsa bu aktiviteleri yapabilir. Ama uzun oturma, uzun süreli yürümekten kaçınması söylenir. İlaç ve aktif istirahat tedavisi ile düzelmeyen  hastalarda  fizik tedavi ilk seçilecek tedavi olmalıdır. Genelde 15 seanslık fizik tedavi programı hastaların çoğunluğunda başarı sağlamaktadır. Bizim kendi kliniğimizde ise fizik tedavi ve ozon enjeksiyonu beraber uygulanmaktır. Fizik tedaviye eklenen haftada 2-3 seasn ozon enjeksiyonu ile tedavideki başarı oranımız %80-90’lara çıkmaktadır. Bu tedavilerle iyileşmeyen hastalara belden kortizon enjeksiyonu uygulanabilir.  Belden bir iki farklı şekilde uygulanabilen kortizon enjeksiyonundan da fayda gören hastalar olmaktadır.

Hiç yorum yok