GDO Nedir,GDO'nun Zararları Nelerdir

Genetiği değiştirilmiş organizmalara kısaca GDO denir. GDO yani doğal olmayan bir üründür.Örneğin; Domatesin genetiğini değiştiriyorlar domatesin genetiğine balık genetiği karıştırıyorlar neden yapıyorlar peki bunu domates dolap ta daha fazla dursun çabuk bozulmasın diye yani saklama ömrü fazlalaşsın diye yapıyorlar.Anlıyacağınız yediğimiz içtiğimiz herşeye GDO lu mu değilmi dikkat edeceğiz.

GDO nedir

Bir organizmaya ait kalıtsal bilgilerin (DNA veya RNA) biyoteknolojik olarak değiştirilmesidir.Canlı bir organizmadaki herhangi bir fonksiyonun ve ya canlının dış yapısının bir özelliği genetik olarak farklılaştırılabilir ve ya genetiğiyle oynanmış başka bir canlı organizmada devam ettirilebilir.Bu biyoteknoloji doğru kullanıldığında insanlığın faydasına çalışmalar artabilir.

Sağlığa Zararları

GDO'lar öldürücü seviyede alerjilere sebep olabilir.GDO'lu yemleri tüketen hayvanların antibiyotik direnci artar.Bu sebeple antibiyotiklerin etkisi azalır.GDO'lu ekim yapılan bölgelerde yabani otlar için kullanılan ilaçlar memeli hayvanlar için toksik etki ve insanların hormonal dengesini bozabilir.GDO'ların ortama bıraktığı böcek zehirlerinin bir kısmının insanlarda sindirilemediği su yüzüne çıktı.Hemen hemen her GDO'nun içerdiği böcek öldürmeye yarayan  toksinler hamile kadınların kanında ve fetusunda gözlenmiştir.İtalya'da yapılan bilimsel çalışmaların ardından marketlerde satılmakta olan sütlerin %25 inde GDO gen parçalarına rastlandı.
Bitki bünyesinde, insanda alerjiye neden olan veya zehirleyici etki yapan bazı farklılaşmalar yaşanabilir.
Gen aktarımında kullanılan bazı teknikler nedeniyle genleri değiştirilmiş bitkileri tüketen insanlarda antibiyotiklere direnç gelişmesi olasılığı söz konusu.Bu genlerin ürünü olan proteinlerin bağışıklık sistemimizi çökertme riskleri, kanser başta olmak üzere ne tür başka hastalıkları tetikleyecekleri günümüz teknolojisiyle tahmin edilemiyor.Bu gıdaların genleriyle oynandığı için insan gen yapısında uzun dönemde değişiklik yapıp yapmayacağı bilinmiyor.Hamileler, büyüme çağındaki çocuklar, beslenme bozukluğu olanlar ve kronik hastalar için özellikle zararlı. Bunlar konserve gibi, besleyici değerleri düşük. Tabiatın yapısına da aykırı.
Kanserojen olma ihtimalleri yüksek ama sigara gibi, 20 yıl sonra çıkıp "Kanser yapıyor" dediğinizde "Başka bir yığın kanserojen olabilir" diyecekler.Bu gıdaları görünüşünden anlayamazsınız. Ancak gelişmiş laboratuvarlarda yapılan testlerle belirlenebilir. Soyalı ürünlerin yüzde 90'ında var. Bebek mamalarında özellikle ailelerin dikkat etmesi gerekli. Mısır nişastasında bulunuyor. Artık domateslerin büyük bölümünde var.Viyana Üniversitesi'nde fareler üzerinde yapılan araştırmalarda, GDO'lu domatesleri yiyen farelerin, üç nesil sonra kısırlaştığı görülmüş. İnsan ömrü fareden uzun. İnsanların 30 yaşında evleneceğini düşünürsek, bunu anlamamız için, 90-100 yıl geçmesini mi bekleyeceğiz.Almanya ve Fransa'da GDO'lu ürünlere yasaklama getirildi.


Hangi ürünler GDO'lu olabilir

Bunu tespit etmek zor çünkü dünya üzerinde bir çok besinin genetiğiyle oynanmıştır. Yer fıstığı, ay çiçeği, soya, bal kabağı, kabak, pirinç, patates, domates gibi bazı besinler GDO'ludur. Karpuz, kavun, biber, ananas ,kiraz , ahududu ve çilek gibi bazı besinlerin üzerinde hala çalışıyor.Soya ve mısır bu listenin en başında yer aldıkları için bu besinlerden üretilen besinlerin de GDO'lu olma ihtimalleri büyük. Bu besinlere örnek olarak  glikoz şurubu, sakkaroz, un, nişasta ve fruktoz içeren gıdalar verilebilir.Kraker, puding, bebek mamaları, bitkisel yağlar, hazır çorbalar, çikolota ve gofretler de risk grubu altındalar. Sağlığınız için bu besinlerden olabildiğince kaçınmanız en iyisidir.

Hiç yorum yok