Reklam Alanı

STANLEY MİLGRAM DENEYİ NEDİR?

Milgram deneyi, kişilerin otorite veya güç sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani algılarıyla çelişki göstermesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacını taşıyan bir deneyler zincirinin genel adıdır.

Milgram deneyi, ilk olarak Yale Üniversitesi Psikoloğu Stanley Milgram tarafından uygulandığı için onun adıyla anılmaktadır. Stanley MİLGRAM bu deneye Nazi savaş suçlusu Adolf  EİCHMANN’ın Kudüs’te yargılanmaya başlamasının ardından üç ay sonra Temmuz 1961 yılında başlamıştır.
STANLEY MİLGRAM DENEYİ NEDİR?
Bu deneyde amaç, insanın yaptığı şeyin yanlış olduğunu düşünmesine rağmen sırf itaat için ve görev bilinciyle hereket edip sorgulamadan yapmasının mümkün olup olmadığını psikolojik açıdan incelemektir. Bu deneyde insanın itaat karşısında ne kadar ileriye gidebileceği ve o hareketi yaparken otoritenin üstündeki etkisi araştırılmışıtır.Bu deney ilk olarak 1974 yılında Stanley MİLGRAM’ın‘ İtaat üzerine davranışsal inceleme‘ adlı makalesinde yayımlanmıştır.

Deneyde son derece şaşırtıcı sonuçlar elde edilmiştir.Milgram deneyi birden fazla farklı cins, kişi, meslek ve yaş gruplarının katılımıyla gerçekleştirilmiştir.Bu deneye katılan kişilere başka bir deyişle deneklere öğrenci ve öğretmen olarak iki farklı gruplara ayrılacakları ifade edilmiş.Ve deneyin amacının “cezanın öğrenme üzerindeki etkisini tespit etmek“ olduğu söylenmiştir.

Ve bu bilgiler eşliğinde günlerce sürecek olan deneylere başlanıldı.Bu deneylerde öğrtemen olan kişilerle öğrenci olan kişiler ayrı odalara yerleştirildi.Birbirlerini sadece seslerle duyabilmeleri sağlandı.Ardından öğretmen görevindeki kişilerin önüne öğrencilere elektrik şoku verebilecekleri düzenekler yerleştirildi.Ve sordukları sorulara yanlış cevap verdikleri öğrencilere elektrik şoku vermeleri istendi.Bu elektrik şoku 15 voltdan başlayıp yanlışlarla birlikte yükselmekteydi.

Deney sırasında öğretmenler soruları soruyor öğrenciler cevap veremeyince elektrik şoku veriyorlar.Öğrencilerin bağırmalarını ağlamalarını dinliyorlar.Fakat şok vermekten hatta şokun derecesini yükseltmekten de kaçınmıyorlardı.Bazıları zaman zaman kaçındıysalarda onlara devam etmelerini söyleyen gözlemciyi dinleyip devam ediyorlardı.Üstelik gözlemci onlar için herhangi bir tehdit oluşturmamaktaydı.Yani isteselerdi deneye son verebilirlerdi.

Hatta deneyin bir sonraki aşamasında öğrencilerin yalvarmaları, seslerinin kesilmesi bile elektrik şoku vermeye devam etmelerine engel oluşturmamıştır. Üstelik deneye katılan bu insanların hepsi normal insanlardı.Herhangi bir sadistlik veya psikolojik bozukluk etkisi yaşamıyorlardı.

Milgram deney sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi; “Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayacak olan  sıradan kişiler, korkunç bir ortadan kaldırma,öldürme veya yok etme hareketinin bir parçası olabilirler. Üstelik, yaptıkları hareketin tahrip edici sonuçlarını aleni bir şekilde  görmelerine ve bu durumun aslında temel ahlaki değerleriyle çeliştiğini bilmelerine rağmen bunu  görev biliciyle yapmışlardır. Aralarından pek az kişi bu otoriteyi reddetme potansiyeli gösterebilmiştir.” Ortaya çıkan sonuç gerçekten ürkütücüdür. İnsanlar’ın  kişiliklerine tamamen zıt eylemleri otorite karşısında hiç düşünmeden yapabildikleri kanıtlanmıştır.

Bu durum aını zamanda insan kişiliğinin boyun eğme yada itaat etme duygusundan daha zayıf olmasının da şaşırtıcı bir kanıtıdır. Ve tarih boyunca yapılan bu tip hataların ve vahşetlerin  sebebi ne yazıkki zayıf kişiliklerdir.

Hiç yorum yok