Reklam Alanı

OTOMOBİLİN BÜTÜN PARÇALARI VE GÖREVLERİ NELERDİR?

Hayatımızda oldukça büyük etkiye sahip olan otomobiller yapım aşamasından kullanımına kadar bir çok parça gerektirir. Bu parçalar oluşturulan mühendisler tarafından etkili bir şekilde dizayn edilip birlikte uyum sağlayacak şekilde görevlendirilirler. Komutlandırılan bu parçalar birlikte çalışarak hareketi sağlar ve bu hayatımızda devrim niteliğindedir. Bu gün otomobiller sayesinde çok uzak noktalara kadar evimiz konforuna yakın bir şekide gidebiliyoruz. Kişiye özel ve ait olan bu araçlar başı başına bir oluşumdur. Peki otomobilin bütün parçaları ve görevleri nelerdir?

Öncelikle bu soruya cevap olarak otomobil parçalarını sıralamamız gerekiyor. Motorun türüne ve yapısına göre değişiklik gösteren otomobillerin parçaları şu şekildedir: Motor tipleri; Benzin motoru, Dizel motoru ve Wankel motorudur. Motorun yapısına göre; Yanma odası, Pistondur. Otomobillerde bulunan aktarma organları ise; Debriyaj, Krank mili, Egzantrik mili ve Diferansiyeldir. Araçlarda büyük öneme sahip olan fren sistemi ise; Disk fren ve ABS'den oluşur. Araç iskeletinde bulunan direksiyon, Süspansiyon, Lastik, Tork konverter oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Araçların elektrik sistemlerini Ateşleme sistemi, bilgisayar sistemi ve soğutma sistemi oluşturur. Araçlarda olmazsa olmazlardan biri olan egsozlar da 2 farklı türdedir. Bunlar; Katalitik konverter ve sıradan egsozdur.
OTOMOBİLİN BÜTÜN PARÇALARI VE GÖREVLERİ NELERDİR?
Yukarıda sıraladığımız otomobili oluşturan parçalardan birinin eksik veya arızalı olması aracınızın sağlıksız çalışmasına ya da çalışmamasına neden olur. Tüm parçaların birbiri ile uyumlu çalışması ise teknoloji anlamında gerçekten mükemmeliği temsil etmektedir. Peki bu otomobil parçalarının görevleri nelerdir?

        MOTOR TÜRLERİ

      BENZİN MOTORU
Benzin motorları günümüzde otomobillerde en çok kullanılan motor türleridir. Diğer motor türlerine göre daha verimsiz bir çalışma gösterse de halen daha çok sık tercih edilmektedirler. Benzin motoru 1876 yılında Alman bir mühendis tarafından bulunmuştur. Benzin motorunu bulan kişi Nikolaus Otto olarak kayıtlara geçmiştir. Bu mucidin bulduğu benzin motoru zamanında verim olarak en fazla %5'lere kadar çıkabiliyordu. Gelişen teknoloji ile birlikte şimdilerde benzin motorlarının verimleri %20'lere kadar çıkmaktadır. Bu tip motorlarda tekerleğe iletilen güç yakıtın sağladığı verimliliğe kadar çıkabilmektedir. Bu tip motorun çalışma safhaları; emme, sıkıştırma, yanma ve egsozdur.
      DİZEL MOTORU
Bu motor türü de Alman mucit Otto'dan sonra Rudolf Diesel tarafından bulunmuştur. Benzin motoruna oldukça benzerlik göstermektedir. Ancak en önemli farklı ise benzinli motorlara göre içinde sadece havanın bulunmasıdır. Bu motor içerisinde sıkıştırılan hava istenilen basınç derecesine ve sıcaklık ölçütlerine ulaştığında piston aşağı doğru itilir. Benzin motoru ile arasında sadece bu fark bulunur. Aynı zamanda benzin motoru en fazla %20 verim sağlayabilirken dizel motoru %40'lara kadar verim sağlayabilmektedir. Bu da demek oluyor ki; benzinli araçlara göre dizel araçla aynı miktar yakıt kullanarak daha fazla yol gidilebilir.
      WANKEL MOTORU
Bu motor türü benzin ve dizel motoruna göre daha yenidir. 1954 yılında bulunan Wankel motoru sadece belirli sayıda otomobillerde kullanılıyor. Bu motor türü yine bir Alman mucit tarafından bulumuştur. Felix Wankel'e ait olan bu motor türü bir çok ülke tarafından gelişime alınmıştır. Bu ülkelerin arasında Japonya ve ABD bulunuyor. Amerikan markası olan GM bu motoru alarak geliştirmeye çalıştı. Toplamda 50 milyon dolar harcanan bu motor 5 yıl içerisinde geliştirildi. Amerika'nın etkisi büyük olan bu motorda öncelikle Ford ile anlaşma yapılmıştır.

Wankel motoru 4 silindire, 16 subapa ve 2 ekzantriğe sahiptir. Bu motor türünün yapısı oldukça basittir. Wankel motoru 4 zaman ilkesine bağlı olarak çalışır ve hareket eder. Bu motoru kullanan markalar ise şunlardır: NSU Spider, NSU Ro-80, Mazda RX-7, Mazda RX-8 ve Mazda R-100'dür.

        MOTORUN YAPISI

      YANMA ODASI
Yanma odası terimi pistonun Ü.Ö.N konumunda iken üst bölümde bulunan boşluğuna verilen isimdir. Adından da anlayacağınız gibi yanma olayı burada gerçekleşir. Bu olayda yakıtta bulunan kimyasal enerjiler ısı enerjisi haline getirilir. Bu enerji mekanik enerjiye piston biyel sayesinde çevrilir. Silindir kapaklarında bulunan yanma odaları bazı durumlarda pistonlarda bulunur. Motorlarda yanma olayının oluşmasında burasının oldukça önemi vardır. Subapların konumuna göre yanma odalarının şekli belirlenir. Bu odaların hacimleri küçük olmalı ve pürüssüz bir yapıya sahip olmaları gerekir.
      PİSTON
Pistonlar genelde gri bir renge sahip demirden yapılır. Pistonlar dökme demirden yapılabildiği gibi aynı zamanda çelikten, alüminyumdan ve krom-nikel karışımlı çeliklerden yapılabilir. Piston yapımında en çok tercih edilen gri renkte olan dökme demirdir. Bu dökme demir aşınmalara karşı oldukça dirençlidir. Birde bunlara çelik katıldığı zaman pistonların dayanıklılığı ve dirençleri en üst seviyelere çıkmış olur. Benzin motorlarında genellikle T yarıklı, U yarıklı, düz etekli, düz diyagonal yarıklı pistonlar kullanılır. Pistonlar çeşit olarak oto termik pistonlar ve oval pistonlar olarak gruplandırılır.

        AKTARMA ORGANLARI

      DEBRİYAJ
Kabartma olarak araçlarda vitesler arası geçiş yapmamıza olanak sağlayan debriyaja bir de görevsel olarak bakalım. Dönen bir pozisyonda olan parçanın hareketini aynı düzlem üzerinde başka bir parçaya aktarmak ve aktarılan bu hareketin gerktiği zaman durdurulmasına olanak sağlayan şeye debriyaj denir. Motorlu taşıtların hemen hemen hepsinde kullanılan kavramalar (debriyaj) krank mili etrafında motorla vites kutusu arasında bulunur. Burada bulunan kavrama vitesten motora hareket oluşumunu iletir. İletilen bu hareket isteğe göre durdurulabilir.

Aracınızın motoru çalışır bir durumdayken kavrama kavranmış durumda olursa bu oluşum vites kutusuna gelir. Bu esnada vites kutusu vites durumundayken tekerleklere kadar güç iletilir. İletilen bu güç ile aracınız harekete geçer.
      KRANK MİLİ
Pistonun doğrusal yaptığı hareketi dairesel harekete çeviren motor parçasıdır. Krank mili yapı bakımından dökme demirden ya da çelikten yapılır. Tek parça olarak üretilir. Krank mili yapılırken esnetilir. Bunun nedeni ise zorlanmalarda kırılmaması ya da çatlamamasıdır. Kranklar piston harketlerini dairesel bir şekle dönüştürerek bunu tekerlere iletir. Bu işlem sırasında bütün moment krank mili üzerinden alınır.
      EKZANTRİK MİLİ
Yukarıda bahsettiğimiz krank milinden hareket alarak çalışan parçadır. Motorun yardımcı mili görevinde bulunur. Krank mili iki tur yaptığı zamanda ekzantrik mili bir tur yapar. Tabii bu işlem 4 zamanlı motorlarda geçerlidir. 2 zamanlı motorlarda ise bu işlem aynı oranda ilerler. Bu milin amacı sübapların açılıp kapnama durumlarındaki zamanın ayarlanmasını sağlamaktır. Motor devriyle orantılı çalışır. Bu milin üzerinde ince hesaplar ve ayarlanmalar yapılarak motorun düzgün çalışması amaçlanır.
      DİFERANSİYEL
Bu parça otomobil ile girdiğiniz virajlarda stabilite sağlar. Diferansiyel akslar ile eş zamanlı çalışır. Otomobiliniz virajı dairesel bir şekilde alır ve bir yay görünümde rota izler. Bu yay tekerler aracılığı ile çizilir ve viraja doğru dış tarafta bulunan tekerlekler içtekilere göre daha büyük bir yay çizer. Bu da demek oluyor ki dışta kalan tekerler içtekilere göre daha fazla yol katedecektir. Bu nedenle dış tekerler daha hızlı dönmelidir. Diferansiyel her iki teker arasında bulunur. Tekerleklere şaft ile bağlanır. Dört çeker araçlarda her iki teker için bire bir diferansiyel bulunur.

        FREN SİSTEMİ

      DİSK FREN
Otomobillerde hayati bir öneme sahip olan parçalardır. Araçların güvenliğini sağlayan ve hız kesmesine olanak veren fren sistemleri ne kadar güvenli olursa araç ta o kadar güvenli olur. Çok sık olarak disk fren neredeyse her otomobilde kullanılır. Frenler ile kolayca yavaşlata bildiğimiz arabalar güvenliğimize etki etmektedir. Ancak dışarıdan bakıldığında bu kadar kolay görünen olay nasıl gerçekleşir?
Aracınızda bulunan fren pedalına bastığınızda sistemde bulunan hidrolik sıvı madde pistonlar yardımıyla fren disklerine iletilir. Bu sayede sürtünmenin verdiği kuvvetle araçlar yavaşlar. Fren pedalına uyguladığınız güç ile aracınızın o kadar ani duruşu bu sisteme bağlıdır.
      ABS
ABS fren sisteminin en önemli özelliklerinden bir tanesi kaygan zeminlerde ani ve düzgün duruş sağlamasıdır. Bu işlemi şöyle özetleyebiliriz: Eğer araç kullanmaya yeni başladıysanız ve kaygan bir zeminde gidiyorsanız ABS ile daha düzgün ve kolay durabilirsiniz. Ancak ABS bulunmayan bir araç ile aynı yerde bu kadar kolay ve düzgün duramayabilirsiniz. İşte bu noktada ABS'nin önemi gözler önüne seriliyor. Bu sistem bilgisayar programlı olarak çalışır. Sizin yapmanız gereken sadece fren pedalına basmaktır. ABS basınç sınırlamasına göre çalışır. Ancak bu sistemde acil fren pedallarına çok sert ve uzun basmanız kızaklamaya neden olabilir. Kızaklama ise tehlike arz eden bir durumdur. Bu şekilde araç sizin kontrolünüzde çıkar. Bu durum da kazalara neden olabilir. Ancak geliştirilen ABS sistemleri ile güvenlik artık çok daha kolaydır. Bu sistem ile kızaklama olacağı araç tarafından hissedilir ve güç kesilir. Freni boşalan tekerler ve yapılan pompalama işlemi ile sonrasında tekrar fren uygulanır. Bu işlem 1 saniye içerisinde en az 13 kez tekrarlanır. Bu sayede araç kontrolünüzden çıkmaz kazalara sebebiyet vermez.

        ELEKTRİK SİSTEMİ

      ATEŞLEME SİSTEMİ
İçten yanmalı motor sistemleri çok uzun yıllardan beri kullanılamaya devam etmektedir. Bir çok negatif yönü bulunsa da insan oğlu bir türlü bu sistemden vazgeçememiştir. Benzin motoru ile çalışmaktadır ateşleme sistemi. İçten yanmaya sahip bu motorlar yanma odası içine çekilen hava ve yakıtın buji ile ateşlenerek pistonu aşağı itmesi sonucu çalışır. Ateşlemeler düzenli bir şekilde gerçekleştirilir.
      BİLGİSAYAR SİSTEMİ
Araçlarımızda önemli bir etkiye sahip olan bilgisayar sistemlerinin otomobillerimize katkısı tartışılmaz büyüktür. Araçlarda hava-yakıt dengesini koruyacak ve kontrol edecek bir bilgisayar sistemi kullanırız. Bu bilgisayar sistemlerinde en çok kullanılan ve işlem yapan birim motor kontrol ünitesi olarak göze çarpmaktadır. Sensörler ile iş birliği içinde bulunan bu ünite edindiği verileri işler ve optimum işletimini yapar. Örnek olarak; motorun sıcaklığını, soğutmasını, otomobilin hızını, motorun devrini hesaplar ve edindiği bilgiler ile saniyede milyonlarca kez işlem yapar. Bu veriler sonunda ateşlemin en iyi şekilde yapılmasına olanak sağlar.
      SOĞUTMA SİSTEMİ
Soğutma sistemleri motor ısısını kontrol ederek motor için gerekli olan ısının verilmesini sağlar. Bu sayede motor en verimli ısıya ulaşır ve bu ısısını korur. Aracınızın bulunan noktasına bağlı olmaksızın en verimli ısı daima yakalanır. Yakıtın 3 bölümünden biri işe çevrilir. 3 parçadan kalan 1 parça da egsozdan dışarı atılır ve geriye kalan son parça ısı enerjisine dönüştürülür. İçten yanmalı motorlarda olmaması halinde araç parçaları bozulma gösterir ve otomobil çalışamayacak vaziyete gelir.

        EGSOZ SİSTEMİ

      KATALİTİK KONVERTER
Dünya üzerinde milyonlarca otomobil bulunur. Bu otomobillerin hepsinin günlük havaya saldığı yanmamış gaz düşünüldüğünde ortaya korkunç bir oran çıkmaktadır. Hava kirliliğine neden olan bu gazlar 1975 yılında katalitik konverterler yardımı ile azaltılmış bir durumdadır. İlk kez 1975 yılında kullanılan katalitik konverter egsoz çıkış borusuna bağlıdır. Yapısı ve işleyişi oldukça basittir. Egsoz üzerinden salınan zararlı gazların emilimini sağlarlar. Böylece hava kirliliği yaşanmamış olunur.
      EGSOZ
Egsoz otomobillerde en basit parçalar olarak görülebilir ancak işlev bakımından oldukça büyük etkiye sahiptir. Egsozlar çıkacak olan sesleri emerler ve bu sayede ses kirliliği önlenmiş olunur. Buradaki mantık ise oldukça basittir. Egsoz borusu üzerinden susturucuya gelen sesler üst üste gelerek birbirini etkisiz hale getirir. Böylece ses kirliliği ortadan kalkmış olur.
      DİREKSİYON
Bir otomobilin en basit parçalarından biri olarak görülen direksiyonun görevi çok büyüktür. Dik dişli miller ile tekerlerin dönüşünü sağlayan direksiyon otomobilin olmazsa olmazıdır. Dişli Çark düzeneği olarak bilinen bir sistemdir. İşleyiş bakımından önemi çok büyüktür. Gideceğimiz yerlere sadece direksiyonu kullanarak rotayı çevirebiliyoruz. Bu nedenle direksiyon yabana atılacak bir otomobil parçası değildir.
      SÜSPANSİYON
Süspansiyon sistemleri bir araçta olmadığı zaman sürücü aracı kontrol edemez. Eğer durum böyle olsaydı otomobil başlı başına hiç bir işe yaramazdır. Ancak günümüzde otomobil üreticileri bu konuda yoğunlaşarak 4 zamanlı motorlar üzerine çalışmalarını sürdürmektedirler. Araçların performanslarını artırmak adına süspansiyonları gelişime alan üreticiler artık bu konuda birer usta haline geldiler. Süspansiyon otomobillerde bulunan lastiklerin sürüş esnasında yola sürtünmesini en üst seviyeye çıkarmak ve sürüş kalitesini artırmak amacıyla çalışır. Aynı zamanda yapılan dönüşlerin kusursuz bir şekilde gerçekleşmesi süspansiyonlara bağlıdır.
      LASTİK
Günlük olarak sürekli kullandığımız araçlar olan otomobiller lastikler olmasaydı hareket dahi edemezlerdi. Lastikler otomobil ve yol arasında bulunan tek parçaladır. Bu durum da lastiğin ne kadar önemli olduğunu ve titizlikle seçilmesi gerektiğini göstermektedir. Lastik katman olarak; çelik kordon, şambrel, kemer, muhafaze pilesi, yanak ve dış lastikten oluşmaktadır.
      TORK KONVERTER
Otomatik vites olmayan arabalarda vites değiştirirken kavrama ile motor boşa alınır. Bu işlem otomatik vitesli arabalarda debriyaj bulunmadığı için tork konverter yardımıyla yapılır. Türbin, stator, şanzıman sıvısı ve pompa kısımlarından oluşur tork konverter. Canavar taşı diye tabir ettiğimiz taşlara benzer iki adet kapat ve ortalarında küçük bir pervane bulunur. Bu dairesel kapakların içinde bulunan şanzıman sıvısı türbine çarpma etkisi gösterir. Güç bu işlem sonunda tork olarak iletilir. Otomatik bir vites aracın kırmızı ışıkta durup kalkarken stop etmemesi tork konvertere bağlıdır.

Hiç yorum yok