22 Mayıs 2015 Cuma

Genelde küçük yaştaki çocuklarda d vitamini eksikliği sık görülür yeterince alınmadı taktirde vücudun dengesi bozulur değişik hastalıklar ortaya çıkar Sağdece d vitamini değil vücudun diğer vitaminlerede ihtiyacı vardır.

D vitamini ne işe yarar

İnsan vücudunda kemik gelişiminde gerekli olan fosfat ve kalsiyumun emilimi için çok önemlidir. Hipertansiyon, osteoporoz, kanser gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltır. 10 dakikalık güneşlenme günlük d vitamini ihtiyacınızı giderir.

D vitamini hangi besinlerde bulunur

Peynir, Tereyağı, Yağlı balıklar, Ton balığı, Somon, Uskumru, İstiridye, Balık yağı, Yumurta, Patates
Genelde hayvansal gıdalarda d vitamini bulunmakta uzmanlar haftada 2 öğün balık tüketilmesi gerektiğini söylemekteler.

D vitamini eksikliği şu hastalıklara neden olabilir

Obezite, Bağışıklık sistemi hastalıkları, MS hastalığı, Romatoid artrit, Kireçlenme, Gut hastalığı, Parkinson hastalığı, Depresyon, Alzheimer hastalığı, Kronik halsizlik sendromu, Fibromiyalji, Kronik ağrı, Dişeti hastalıkları ve Sedef hastalığı gibi rahatsızlıklara neden olabilir.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Cuma, Mayıs 22, 2015
Yazan: sefa guler Cuma, Mayıs 22, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

Horlama deyipte geçmeyin ciddi hastalıkların habercisi olabilir

Horlama artık çocukların yüzde 25 ve 40 da görülmektedir basite alınacak rahatsızlık olmadığını uzmanlar söylemektedirler. Horlama başka hastalıkların habercisi olabilir zaman kaybetmeden tedavisine başlanmalıdır. Bazı bilinen nedenleri: Aşırı yorgunluk, burunda et, reflü, küçük dil gibi benzeri durumlarda görülür fakat bunlardan başka nedenlerde horlamaya neden olmakta.
Uzmanlar: Horlamalar uykuda soluk durmaları ile birlikte seyredebilir ve bu durumlarda ciddi bir hastalığın belirtisi olarak kabul edilir. Tedavisi için burun tıkanıklığı, yumuşak damak, küçük dil ve dil kökündeki engellemeler ya da tıkanıklıklar değişik tekniklerle düzeltilebilir diye açıklamaktalar. Horlamak sağdece bizi değil başkalarınıda etkilemektedir gece eşiniz veya çocuğunuz sizin horlamanızdan uykusuz kalabilir bu yüzden bir an önce tedavisine başlamalısınız.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Cuma, Mayıs 22, 2015
Yazan: sefa guler Cuma, Mayıs 22, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

Horlamadan kurtulmanın yolları şunlardır

Yetişkinlerin yaklaşık %45’inde görülen ve tedavi edilmediğinde uyku apnesi başta olmak üzere pek çok problemi beraberinde getiren horlamadan kurtulmak için yapabilecekleriniz şu şekildedir;
Uyku pozisyonunuzu değiştirin. Sırtüstü yattığınızda diliniz boğaz arka duvarına ve damağınıza baskı yaparak titreşimli bir ses oluşturur ve horlamanıza neden olur. Bu nedenle mümkün olduğunca yan yatmaya çalışın.
Kilonuzu koruyun. İdeal kilonuzun üzerine çıkmamaya çalışın. Kilo horlamanın da en önemli nedenlerinden biridir. Fazla kilo uyku sırasında boynunuza çok fazla ağırlık yüklenmesine neden olarak nefes alışınızı engeller ve horlamaya neden olur.
Alkolden uzak durun. Alkol boğaz kaslarını olumsuz yönde etkilediği için özellikle yatmadan birkaç saat önce alındığında horlamanızı artırır.
Uyku düzeninizi oluşturun. Kötü uyku alışkanlıkları horlamayı tetikler.
Burnunuzu açık tutun. Burnunuz tıkalı oldukça ağzınızdan nefes alıp vereceğiniz için horlama ihtimaliniz artar. Eğer soğuk algınlığı yaşıyorsanız burun tıkanıklığınızı açmak için gerekli ilaçları kullanın ve ılık bir duş alın.
Yastığınızı değiştirin. Yatak ve yastığınızda bulunan alerjenler horlamanıza katkıda bulunabilir. Toz akarları yastıklarda birikerek alerjik reaksiyonlara ve horlamaya neden olabilir. Evcil hayvanlarınızın yatağınızda uyumasına izin vermeyin. Yastığınızı altı aylık periyotta; yastık kılıfınızı ise her hafta değiştirin. Horlamayı önlemek için tasarlanmış yastıkları almadan önce mutlaka hekiminize danışın. Yanlış yastık seçimi horlamanızı azaltırken baş ve boyun ağrıları yaşamanıza neden olabilir.
Bol su tüketin. Susuz kaldığınızda burun ve yumuşak damağınızdaki salgılar azaldığı için horlama ihtimaliniz artar. Yapılan araştırmalar kadınların günde yaklaşık 11; erkeklerin ise 16 bardak sıvı tüketmelerinin sağlıklı olduğunu göstermiştir.
Bu önlemleri almanıza rağmen hala horluyorsanız mutlaka ayrıntılı bir kbb muayenesi olun ve hekiminiz gerekli görüyorsa uyku testinizi yaptırın.Uzman bir hekime başvurunuz.
Özet
İnsanların çoğu, sırt üstü uyuduklarında horlar. Bu nedenle, eğer horlamayı derhal durdurmak istiyorsanız, sırt üstü değil de, yan yatarak uyumayı tercih edin. Horlamayı önlemenin kolay yollarından biri budur.
Modern horlama tedavileri ağızdan alınan ilaçlar, damak protezleri, CPAR maskeleri gibi çözümleri içerir. CPAR veya sürekli pozitif solunum yolu basıncı, horlayan kişinin taktığı maskeye basınçlı hava üfleyen ve yatağın yanında muhafaza edilen bir makine aracılığıyla uygulanır.
Aşırı kilolu kişiler, diyet veya düzenli eksersiz yardımıyla kilolarından kurtulmak için ellerinden geleni yapmalıdırlar. Bu, kesinlikle horlamanın hafiflemesine yardımcı olacaktır.
Piyasada bulunabilen burun şeritleri, horlama için gerçekten işe yarar. Bir burun şeridi, kolayca nefes almanızı sağlayan ve horlamayı azaltan bir banttır. Şeridi burnunuza yapıştırdığınızda, burnunuzun kenarları hafifçe dışa doğru gerilir, böylece burun tıkanıklığınız azalır. Yatmadan önce burnunuzu temizlemek, burun klipsi veya burun askısı kullanmak da aynı şekilde horlamayı hafifletir.
Alkol tüketiminden kaçınmak ve uyku hapı kullanmaktan vazgeçmek, horlama alışkanlığınızdan kurtulmanıza yardımcı olabilir. Alkol, aşırı boğaz kuruluğuna yol açarak, boğaz kaslarında titreşim meydana gelmesinden sorumludur. Keza, sigara kullanmayı terk etmenin çok faydası vardır.
Çene bandı kullanmak, horlamayı önlemenin en iyi yoludur. Uyurken ağızdan nefes almak, şiddetli horlamaya neden olabilir. Bu yüzden U şeklinde tasarlanmış çene bantları kullanmak, uyurken ağzı kapalı tutarak nefesin düzenli alınmasını sağlar.
Başınızı yüksekte tutacak ve horlamayı önleyecek bir horlama yastığı kullanmayı tercih edebilirsiniz. Uyku sırasında ağzınızı kapalı tutacak çene minderleri de edinebilirsiniz.
Horlamaya yol açan rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar, horlamayı etkin bir şekilde azaltabilirler. Doktorunuza danıştıktan sonra burun damlası da kullanabilirsiniz. Doktorunuz düzenli horlama egzersizleri konusunda size rehberlik edebilir ya da gerekirse ameliyatı da önerebilir.
Homeopatik ve bitkisel ilaçların kullanımı da, bu konuda yardımcı olabilir. Bazı kişiler bunları oldukça faydalı bulurlar.Diyetinize bakın. Diyet ürünleri, boğazınızdaki mukoza salgılarını arttıracak yiyeceklerdir. Boğazda mukoza artışına neden olacak bu yiyeceklerden uzak durun. Bu da horlamanın önlenmesine yardımcı olacaktır.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Cuma, Mayıs 22, 2015
Yazan: sefa güler Cuma, Mayıs 22, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

21 Mayıs 2015 Perşembe

Bol bol su içmek bağırsakları çalıştırır. Aşşağıda paylaşmış olduğumuz bağırsakları çalıştıran karışımı kahvaltıda yapmaya özen gösterin.
Bağırsakları hızlı çalıştıran karışım: Yarım avuç kurutulmuş meyve 1 yemek kaşığı buğday tohumu 1’er yemek kaşığı susam, kabak çekirdeği, keten tohumu ve ayçekirdeği 1 yemek kaşığı yulaf 1 çay kaşığı keten tohumu yağı
Bu malzemeleri karıştırın ve kahvaltı niyetine yiyin. Bu karışım bağırsak hareketlerini hızlandıracak ve zararlı maddelerin atılmasını sağlayacaktır.

Bağırsakları çalıştıran meyveler, sebzeler ve gıdalar

Meyve suları
Mürdüm eriği suyu (prune juice)
Üzüm suyu (White grape juice) Çok ufak bebekler için az miktarda uygun
Havuç suyu
Elma suyu
Genel olarak lif içeren tüm yiyecekler, bazı meyveler ve kabukları, sebze ve baklagiller, kepekli ekmek, kepekli kahvaltılıklar (yulaf ezmesi vb)

Sebzeler
Ispanak
Lahana
Bezelye
Yeşil fasülye
Havuç
Bamya
Kabak

Sebze çorbaları
Baklagiller
Mercimek
Kuru fasülye
Bulgur

Meyveler
Elma (kabukları ile)
Armut (kabukları ile)
Kayısı
Karpuz
Kiraz
Muz (bilinenin aksine muz lif içerir)

Kuru meyveler
Kuru kayısı
Kuru mürdüm eriği (prune)
Hurma
Kuru incir

Diğer
Keten tohumu
Mineral yağı
Zeytin yağı (sabahları ufak bir kaşıkla)
Ayçekirdeği
Ceviz
Tarçın
Bağırsakları çalıştıran yiyecekleri sıraladık fakat aşırı tüketmek zararlı olabilir unutmayın her şeyin fazlası zarardır.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Perşembe, Mayıs 21, 2015
Yazan: sefa guler Perşembe, Mayıs 21, 2015 Yorum Yok Devamını Oku
Arkadaşlarımız arasında şakalaşırız fakat bazen ölçüsüz şaka yaparız bu nedenle aramız açılır neden arkadaşınla aran açılsınki. Ufak şakaları yapmak gönül almak gibi birşey üslubsuz şakalar kalp kırar ve bazen telefasi olmaz. Özellikle erkekler arasında siyaset hakkında şakalar yapılır ben siyaset hakkında şaka yapılmasına karşıyım herkezin görüşü, düşüncesi kendine saygı duymak gerekir. El şakaları, sulu şakalar insanlara kendinizi nefret ettirmeye yeterde artar eğer sizde varsa bu davranış kesinlikle bu tür şakalardan vazgecin. Şaka yaparken yalan söylemekten kaçının şakadanda olsa yalan yalandır. Arkadaşlarınıza karşı daha olgun nazik kırıcı olmayacak davranışlar sergileyiniz.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Perşembe, Mayıs 21, 2015
Yazan: sefa guler Perşembe, Mayıs 21, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

Deprem nedir, nasıl oluşur ve deprem anında yapmamız gerekenler nelerdir 

99 depremini ben yaşadım o anı hayatım boyunca unutamam daha bilinçli toplum olmak zorundayız depreme karşı koyamayız ama önlemler alabiliriz can kaybını en aza indirebiliriz yani tedbiri biz alalım gerisi takdiri ilahiye kalmış o anda yapacağımız fazla birşey yok ama önceden aldığımız önlemler hayatımızı kurtarabilir.

Kısaca deprem nedir

Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi ya da yanardağların püskürme durumuna geçmesi nedeniyle oluşan sarsıntılar deprem denir.
Depremlerin önemli bir bölümü yeryüzünden yaklaşık 12 km. derinliğe kadar uzanan elastik kısımla üst kabuk içinde oluşur. Bu derinlikten daha aşağılarda sıcaklık 400 derecenin üzerinde olduğu için yer değiştirme hareketi depremsiz, kırip denilen yavaş plastik şekil değiştirme enerjisi şeklinde yutulur. Buna karşılık elastik üst kısımda ise her yıl birkaç cm.lik yer değiştirme yüzyıllarca birikerek birkaç metre birden büyük bir depremle oluşmaktadır. Depremler sırasında ilk kırılma başlangıcının bu elastik alan sınırında oluştuğu anlaşılmaktadır.
Deprem Nasıl Oluşur:Yer içinde fay olarak adlandırılan kırıklar üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda oluşan yer değiştirme hareketinin neden olduğu karmaşık elastik dalga hareketleridir. Bu yer değiştirme miktarı depremin büyüklüğü ile doğdu orantılı olup özellikle sığ depremlerde belli bir büyüklükten sonra faylanma ile ilgili kırıklar yeryüzünde de görülmektedir.
Deprem Dalgaları:Depremi oluşturan faylanma ile birlikte odaktan çeşitli türlerde sismik dalgalar yayılır. Bunlar boyuna dalgalar, enine dalgalar ve yüzey dalgalardır. Boyuna dalgalara P dalgası denir. P dalgaları yayılma doğrultusu ile aynı yönde parçacık hareketi oluştururlar. S dalgası olarak adlandırılan enine dalgalar, yayılma doğrultusuna dik yönde parçacık hareketine neden olurlar. Yapılarda hasara S dalgaları neden olur. S dalgalarının yeryüzündeki yansımaları sonucu yüzey dalgaları "Love ve rayleigh" (dalgaları oluşur) S dalgalarının hızı P dalgalarından yavaştır.Depremler sismograf adı verilen aletler tarafından kaydedilir. Sismografların yer hareketini büyütme yetenekleri amaca göre değişebilmekte gerektiğinde 1 Milyon kez büyütme elde edilebilmektedir. P dalgaları sismografda S dalgalarına göre çok önceden gelir. En son yüzey dalgaları ulaşır.
Deprem Sırasında Alınacak Önlemler Nelerdir
Bina içersinde deprem anında yapmamız gerekenler nelerdir?
*Bina İçerisinde kesinlikle panik yapmamalıyız. Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durmalıyız. Varsa sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelmeli veya uzanmalıyız. Başımızı iki elimizin arasında alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korumalıyız. Sarsıntı geçene dek beklemeliyiz.
*Tekerlekli sandalyede isek tekerlekleri kilitleyerek başımızı ve boynumuzu korumaya almalıyız.
*Mutfak, imalathane, laboratuar gibi iş aletlerinin bulunduğu yerlerde; ocak, fırın ve bu gibi cihazları kapatmalıyız. Dökülebilecek malzeme ve maddelerden uzaklaşmalıyız. Birinci maddede belirtildiği şekilde kendimizi korumalıyız.
*Sarsıntı geçtikten sonra elektrik, gaz ve su vanalarını kapatmalıyız. Soba ve ısıtıcıları söndürmeliyiz. Diğer güvenlik önlemlerini almalıyız ve daha önceden hazırlanmış acil durum çantası ile gerekli olan eşya ve malzemeyi yanımıza alarak derhal binayı daha önce tespit ettiğimiz yoldan terk edip toplanma bölgesine gitmeliyiz.
*Merdiven, balkon, koridor ve geniş sahanlı yerlerden, kolonlardan ve pencerelerden uzaklaşmalıyız.
*Okulda isek sınıfta kalarak sağlamsa sıra altlarına ya da sıra yanına birinci maddede belirtildiği şekilde başımızı korumalıyız.
*Kesinlikle asansör kullanmamalıyız. Asansörde isek kat çıkış düğmesine basarak asansörü terk etmeliyiz.
Bina dışında deprem anında yapmamız gerekenler nelerdir?
*Enerji hatlarından, diğer binalardan ve duvar diplerinden uzaklaşmalıyız. Açık arazide çömelerek etraftan gelen tehlikelere karşı hazırlıklı olmalıyız.
*Deniz kıyısından uzaklaşmalıyız.
*Toprak kayması, taş veya kaya düşebilecek yamaç altlarında bulunmamalıyız. Böyle bir ortamda isek en seri şekilde güvenli bir ortama geçmeliyiz.
*Binalardan düşebilecek baca, cam kırıkları ve sıvalara karşı tedbirli olmalıyız.
*Toprak altındaki kanalizasyon, elektrik ve gaz hatlarından gelecek tehlikelere karşı dikkatli olmalıyız.
Araç kullanırken deprem anında yapmamız gerekenler nelerdir?
*Bulunduğumuz yer güvenli ise durmalı ve araç içinde kalmalıyız. Araç karayolunda seyir halinde ise; yolu kapatmadan sağa yanaşıp durmalıyız. Kontak anahtarını yerinde bırakıp, pencereler kapalı olarak araç içerisinde beklemeliyiz. Ancak sarsıntı durduktan sonra açık alanlara gitmeliyiz.
*Normal trafikten, ağaçlardan, direklerden ve enerji nakil hatlarından mümkün olduğu kadar uzaklaşmalıyız.3- Araç meskun mahallerde ise ya da güvenli bir yerde değilse; aracı durdurmalı, kontak anahtarı üzerinde bırakılarak aracı terk etmeli ve açık alanlara gitmeliyiz.
Metroda veya diğer toplu taşıma araçlarında deprem anında yapmamız gerekenler nelerdir?
*Gerekmedikçe, kesinlikle metro ve trenden inmemeliyiz. Elektriğe kapılabilir veya diğer bir tren çarpabilir.
*Trenin içinde, sıkıca tutturulmuş askı, korkuluk veya herhangi bir yere tutunmalıyız. 3- Metro veya tren personeli tarafından verilen talimatları izlemeliyiz
Sivil Savunma Genel Müdürlüğü.
Bu konumuzada göz atabilirsiniz.
Heyelan Nedir,Nasıl Oluşur ve Nasıl Önlenir
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Perşembe, Mayıs 21, 2015
Yazan: sefa güler Perşembe, Mayıs 21, 2015 Yorum Yok Devamını Oku
Karbüratör benzinli motorlarda benzini hava karışımı yoluyla silindirlere göndererek yanacak yakıtın yanmasını sağlar. İçten yanmalı motorlarda kullanılan aygıttır.

Karbüratör nedir

İçten yanmalı motorlarda, motorun silindirlerinde yanacak benzin-hava karışımını sağlayan aygıttır birden fazla çeşiti vardır.

Kısaca görevi

Pistonların silindirdeki emiş gücüyle emilen hava, karbüratörün içinden geçerken bir miktar benzini de beraberinde sürükleyerek onu buharlaştırır ve oluşan gaz karışımı silindirlere girerek bujilerden saçılan kıvılcımla ateşlenir. Karbüratör, emilecek havayı ve karışacak benzinin oranını ek düzeneklerle otomatik olarak ayarlar.
Karbüratör arıza yaptığında motora benzin gitmez buda aracın çalışmamasına neden olur eğer arabanızda lpg takılıysa ara sıra benzinde çalıştırın aracınız devamlı gazda çalışırsa karbüratör kurur size masraf açar.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Perşembe, Mayıs 21, 2015
Yazan: sefa guler Perşembe, Mayıs 21, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Debriyaj manuel araçlarda vites değiştirmeye yarayan pedaldır debriyaj pedalına basınca baskı balata devreye girer. Baskı balata devreye girdiğinde araç boşa çıkar ve vites değiştirilir. Baskı balata bittiği zaman vites atamazsınız arac olduğu yerde kalır mutlaka değişmesi gerekir.

Baskı balatayı çabuk bitiren nedenler şunlardır

Araçla hareket halindeyken ayağın debriyaj pedalının üzerinde tutulması
Uygun olmayan vitesle kalkılması
Yokuşlarda yarım debriyaj yapılması
Aşırı zorlama ve sürekli yük altında kullanma
Baskı balatanın montajının hatalı olması
Araca uygun balatanın kullanılması
Fabrika imalat hataları
Bu nedenleri yapmaktan kaçının.

Baskı balata normal kullanımda ne zaman değişmesi gerekir

Debriyaj balatasının değişme süresi tamamen aracı kullanan kişiye bağlıdır. Servislerde ortalama 4 yıl 60000 km olarak söylenir. Balataların değişme süresi 20000 den 200000 kadar uzanabilir. Debriyaj takımının değiştirilmesi oldukça pahalı olmasından dolayı aracın özenle kullanılması gerekir yoksa cebinizden paranız mutlaka çıkar.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, Mayıs 20, 2015
Yazan: sefa guler Çarşamba, Mayıs 20, 2015 Yorum Yok Devamını Oku
  • RSS

Popüler Yayınlar

    İstek ve Şikayet Formu

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *

    Blog Arşivi