2 Nisan 2015 Perşembe

Tatilinizi ingiltere'de yapmak istiyorsunuz fakat nasıl gidildiğini bilmiyorsunuz bu doğal bir durumdur ilk defa gidecekler için. Aşşağıda ingiltere'ye turist olarak gideceğiniz ve yapmanız gerekenler detaylı şekilde anlatılmıştır.
Tatilinizi İngiltere'de geçirmeye karar verdiniz ve turist olarak nasıl gidebilirsiniz. Öncelikle en az 6 ay geçerli bir pasaporta ihtiyacınız bulunuyor. Pasaportunuzu edindikten sonra İngiltere Vizesi 'ne ihtiyacınız olacak. İngiltere vizesi için bir takım evraklara ihtiyacınız var. Banka hesabınızda para, 2 resim, sigortalıysanız sigorta evrakları, kendi işiniz ise işyeri evrakları, evlilik durumu belgesi vb. Vizenizle birlikte uçak rezervasyonunuda İngiltere konsolosluğuna sunmanız gerekecek.
Tabi vize işlemlerinizi seyahat tarihinden 1-2 ay önce yapmanızda büyük fayda olacaktır. Bunun nedeni ise İngiltere Konsolosluğunda olabilecek yoğunluktan dolayı vize çıkış süreniz uzayabilir. Bu durumda acil İngiltere Vizesi başvuru şansınızda bulunuyor. Ücreti biraz daha yüksektir ama acil durumlar için bir avantaj sağlar.
Evet artık ingiltere'ye nasıl gideceğinizi öğrenmiş oldunuz artık tatil yapmak için yapmanız gereken gerekli evrakları hazırlayıp ingiltere'ye uçmaktır iyi tatiller.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Perşembe, Nisan 02, 2015
Yazan: sefa güler Perşembe, Nisan 02, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

1 Nisan 2015 Çarşamba

Bu konumuzda göç nedir, nedenleri, sonuçları, ve çeşitlerini kısaca anlattık

Göç nedir

İnsanlar neden göç eder örneğin çoğu kişi memleketini bırakır geçimini daha iyi sağlayabileceği yere göç eder buna göç denir. Göçlerin en büyük nedenlerinden birisi ekonomik sıkıntıdır parasal durumdan dolayı geçim sağlayamadığı için bir başka yere taşınmak zoruda kalırlar. Köylerde yaşayan insanların çoğu geçim sıkıntısı yaşadığı için büyük şehirlere göç etmektedirler tarım alanında da teknolojinin gelişmesiyle tarım makinaları ilerlediği için bir çok şeyi makinalar yapmaktadır bu nedenle insan güçüne ihtiyaç az olduğu için iş bulma imkanı da azdır. Göçü önlemek için kırsal kesimler de sanayileşmeye yani insanlara iş imkanı sağlamak için çalışmalar yapılmalı, sağlık hizmetleri geliştirilmeli yaşanacak bir ortam sağlanırsa insanlar göç etme gereği duymaz. Göçün başka nedenleri de var tabiki ağırlıklı olarak ekonomik sıkıntıdır.

Göçler ikiye ayrılır bunlar; iç göç ve dış göç diye tanımlanır.
İç göç nedir; Hangi ülkede yaşıyorsa o ülkenin sınırları içerisinde bir yerden bir yere yerleşmeye denir.
İç göç de ikiye ayrılmaktadır sürekli ve geçici göç diye.
Sürekli göç nedir; Bir yerden bir yere göç edip sürekli kalmak için yerleşmektir.
Geçici göç nedir; Geçici göç ise bir yerden başka bir yere sürekli kalmamak maksadıyla yerleşmektir.
Örneğin; Memleketin den para kazanmak için para kazanacağı bir yere geçici olarak yerleşmektir.
Dış göç nedir; Yaşadığı ülkeden bir başka ülkeye yerleşmesine dış göç denir.

İç göçün nedenleri

Kırsal kesimde iş imkanlarının sınırlı olması, kırsal kesimde hızlı nüfus artışıyla toprakların bölünmesi ve ailelerin geçimini karşılayamaması, toprağın erozyonla verimsizleşmesi, makineli tarımın gelişmesi ve kırsal kesimde iş gücüne duyulan ihtiyacın azalması, kentlerde sanayinin gelişmiş olmasından dolayı iş imkanlarının ve gelir kaynaklarının fazla olması, kentlerde eğitim, sağlık hizmetlerinin kırsal kesimden daha iyi olması ve deprem, heyelan, sel gibi doğal afetlerin meydana gelmesi sonucunda iç göçler gerçekleşir.
Özet
Doğal yıkımlar, sosyal ve siyasi nedenler, ekonomik nedenledir.

İç göçün sonuçları

Ülke nüfusunun dengesiz dağılması, yatırımların dengesiz dağılması, düzensiz kentleşme sonucunda sanayi tesislerinin kent içinde kalması ve altyapı hizmetlerinde (yol, su, elektrik, haberleşme) yetersizlikler görülmesi, kentlerde işsizliğin artması ve aşırı nüfuslanmanın meydana gelmesi ve göç veren yerlerde tarım alanlarının boş kalması ve hayvancılığın gerilemesi gibi sonuçlar doğurur.

Dış göç nedenleri

Dış göçlerin en önemli nedenleri savaş, baskı, zulüm ve ekonomik sebeplerdir. Bunun dışında anlaşmalarla karşılıklı nüfus değişimleri (mübadele) ve eğitim maksadıyla dış göçler olmaktadır. Örneğin; Süriye de savaş olduğu için orda yaşayan insanların çevre ülkelere yerleşmesi gibi durumlardır bu durum dış göçe en uygun örnektir.
Özet
Zorunlu Göçler (Sığınma Göçleri), yer değiştirme (Mübadele) göçleri, gönüllü göçler, işgücü göçleri, beyin göçleridir.
Kısaca göç ü özetlemek gerekirse insanların yaşadığı şehri kalıcı olarak terk etmesine sürekli yani kalıcı göç denir.Geçici göç ise ekonomik durumu iyi olmayan veya okul için kişilerin yaz ayların da büyük şehirlere okumaya, para kazanmaya gidip geri dönmelerine geçici göç denir.
Dış göç ise savaş, ekonomik durumlar dan dolayı gibi sorunlardan dolayı başka ülkelere gitmektir.
Göçler, hızlı nüfus artışının doğal bir sonucudur. Bir bölgedeki nüfusun, artmasında veya azalmasında göçlerin büyük etkisi vardır.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, Nisan 01, 2015
Yazan: sefa guler Çarşamba, Nisan 01, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

Erozyon Nedir, Nasıl Oluşur ve Nasıl Önlenir Kısaca Bilgiler 

Erozyon ülkemizde sık meydana gelmese bile olmayacak anlamınada gelmez erozyondan korunmak için en önemli şey bol bol ağaç dikmektir ağaçların kökleri toprağı sardığı için toprak kaymasını önler. Genelde ağaç olmayan bölgelerde meydana gelen doğal afettir.
Erozyon: Toprak aşınımı(Erozyon) toprağın aşınmasını önleyen bitki örtüsünün yokedilmesi sonucu koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgarın etkisiyle aşınması ve taşınması olayıdır. Erozyonun başlıca nedeni, toprağı koruyan bitki örtüsünün yokolmasıdır. Arazi eğimi, toprak yapısı, yıllık yağış miktarı, iklim faktörleri, bitki örtüsü, toprak ve bitkiye yapılan çeşitli müdahaleler, erozyonun şiddetini belirleyen öğelerdir.

Erozyonu Oluşturan Başlıca Nedenler

1-Arazinin Çok Engebeli ve Eğimli Olması
Eğimin fazla olması sağanak yağışların bu tür arazileri kolayca süpürmesine neden olur.
2-Bitki Örtüsünün Tahrip Edilmesi
Ormanların bilinçsizce kesilmesi ve orman yangınları özellikle eğimli arazilerin çıplak kalmasına neden olur. Ayrıca mera ve otlakların aşırı otlatılması, otlakların dengesini bozar.
3-İklimin Etkisi
Ülkemizde özellikle iç bölgelerde meydana gelen sağanak yağmurlar ve bunların sonucunda oluşan seller, bitki örtüsünün zayıf olduğu alanlarda toprakların süpürülmesine neden olmaktadır. Dere yataklarının ıslah edilmemesi ve sel taşkınları toprak erozyonunu artırıcı etkenlerdendir.
4-Toprağın ve Ana Kayanın Etkisi
Anakayanın fiziksel ve kimyasal özellikleri aşınma üzerinde etkilidir. Bitki örtüsünden yoksun kumlu, killi araziler yüzey suları tarafından kolayca aşındırılarak şekillendirilir.
5-Arazinin Yanlış Kullanımı
Ormanların tahrip edilerek tarım alanlarına dönüştürülmesi, bozkır, çayır, ormanlık alanlardaki otlakların hayvanlara otlatılması, anız örtüsünün yakılması ve arazinin eğim yönünde işlenmesi gibi faktörler arazinin doğal dengesini bozmaktadır. Bu tür olaylar erozyonu artırmaktadır.
Rüzgarlar yağışın fazla olduğu Doğu Karadeniz’in kıyı kesimleri hariç bir çok bölgede erozyona neden olur. Bu yerlerin başında Konya-Karapınar çevresi gibi hem bitki örtüsünün zayıf, hem de kuraklığın belirgin olduğu yöreler gelir.
Türkiye’de Erozyonun Ortaya Çıkardığı Başlıca Sorunlar
*Toprağın üstteki verimli kısmının sel sularıyla süpürülüp gitmesiyle tarımsal verim azalmaktadır.
*Erozyon sonucu, toprakların bir kısmı denizlere, göllere ve barajlara taşınmaktadır. Bunun sonucunda da barajlar kısa sürede toprakla dolmaktadır.
*Erozyonla toprakların taşındığı yerlerde verimsiz olan taşlık ve kayalık araziler ortaya çıkmaktadır.
*Erozyonun günümüzdeki hızıyla devam etmesi halinde yakın gelecekte ülkemiz çölleşme sorunuyla karşı karşıya kalacaktır.
Toprak Erozyonundan Korunma Yolları
*Bitki örtüsü korunmalı, çıplak araziler ağaçlandırılmalıdır.
*Tarla açma gibi nedenlerle ormanlar tahrip edilmemelidir.
*Nadas alanları azaltılmalı, nöbetleşe ekim yaygınlaştırmalıdır.
*Meraların ve otlakların aşırı otlatılması önlenmelidir.
*Barajların ve göllerin su toplama alanları ağaçlandırılmalıdır.
*Mera hayvancılığı yerine ahır hayvancılığı geliştirilmelidir.
*Araziler eğim doğrultusunda değil, eğime dik olarak sürülmelidir.
*Rüzgarların etkili olduğu alanlara rüzgarın hızını kesecek engeller yapılmalıdır.
*Eğimli araziler aşırı işlenmemelidir.
*Eğimli araziler taraçalandırılmalıdır.
*Ürünler hasat edildikten sonra anız örtüsü yakılmamalıdır.
*Akarsu yatakları ıslah edilmelidir.
*Erozyonla mücadele ile ilgili olarak halk eğitilmelidir.
Erozyonu Azaltan Faktörler
1- Ağaçlandırma yapılması
2- Meraların aşırı otlatılmaması.
3- Ürünlerin nöbetleşe dikilmesi.
4- Eğimli arazilerde, toprağın eğime dik sürülmesi.
5- Eğimli arazilerde sekiler (taraçalar) yapı lması.
Erozyonun Neden Olduğu Büyük Hadiseler
Ülkemizde özellikle Güneydoğu ve İç Anadolu Bölgesinde erozyon etkisini hızla artırmaktadır. Hatta bu nedenle Konya’nın Karapınar yöresinde kum tepeleri olmuşmuş ve tarım arazilerini çölleşmiştir.
Sahra Çölü binlerce yıl önce çok verimli tarımsal arazilere sahipti. Erozyon nedeniyle çölleşti ve kum tepeleri oluştu.
Haiti dünyanın en verimli tarım arazilerine sahipti, ancak erozyon sonucu toprakları verimsizleşti ve açlık baş gösterdi.
İyi Günler Dileğiyle Lütfen Yorum Eklemeyi Unutmayınız Fikirlerinizi Bizimle Paylaşınız Saygılar Bilgi Dünyası.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, Nisan 01, 2015
Yazan: sefa güler Çarşamba, Nisan 01, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

31 Mart 2015 Salı

Kürdan nasıl yapılır, yazılı anlatım ve videosu

Kürdanı dişlerimizi karıştırmak için kullanırız değilmi size tavsiyem dişlerin arasına kürdan sokmayın kürdan dişlere çok zararlıdır.  Gelelim konumuza kürdan nasıl yapılır bilgi vereceğiz. Kürdanı kullanan kişi kullanmayan kişiler den fazladır belki hiç merak etttinizmi yemekler den sonra dişlerinizin arasını temizlediğiniz bu kürdanlar nasıl imalat edilip te evimize giriyor.Adeta ağaçtan yapılmış iğneler gibiler ben de merak ettim kürdanın yapılışını.Bir arkadaşım kürdan fabrikasın da çalışmıştı kendisine sordum ve internetten araştırdım bu video yu buldum arkadaşın verdiği bilgiler bu video yu izlediğim de aynı bilgileri verdiğini anladım yani yanlış bilgi almamışım.
Kürdan 1,5 metre ye yakın ağaç tomruğu makinaya bağlanır ve tomruğun kabukları temizlenir güzelce ağaç soyulur ve sonra tekrar makinada işlem görür ince kağıt gibi parçalanır ve rülo halin de sarılır ardın dan rulo lar başka makinaya bağlanır kürdan olmaya bir adım daha yaklaşır parça parça erişte gibi parçacıklar haline gelir ve ateşte iyice kurutulur ve kürdan haline gelir.

Kürdan nasıl yapılır izleyiniz video


Gördüğünüz gibi arkadaşlar fazla söze gerek yok neredeyse bütün işlemleri makinalar yapmaktadır.Merakınız gitmiştir benim gibi iyi günler dilerim.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Salı, Mart 31, 2015
Yazan: sefa güler Salı, Mart 31, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

Mikroorganizma nedir

Bu dersimizde mikroorganizma nedir buna deyineceğiz.Mikroskopla görülebilen organizma ya  mikroorganizma denir yani küçük canlılar. Halk arasında mikrop dediğimiz çıplak gözle görülmeyen ancak mikroskop ile görülen organizmaların genel adıdır. Mikroorganizmalar ikiye ayrılır bunlar; Hücresel yapıda olanlar ve Hücresel yapıda olmayanlar dır konumuzu açalım biraz peki hücresel yapıda olanlar nelerdir; Bakteriler, mantarlar, protistlerdir. Diğeri hücresel yapıda olmayanlar nelerdir; Virüsler, viroidler, prionlardır. Çoğunluğu tek hüçrelidir fakat çok hücreli örnekleri de vardır.Canlıların bilimsel sınıflandırması içinde çok çeşitli grupları içerdiği için genel geçer özellikler belirtmek zordur.Mikrobiyoloji ilim dalı beş ana kısma ayrılmıştır: Viroloji, bakteriyoloji, protozooloji, algoloji ve mikoloji. Bunlara ilaveten moleküler ve hücresel biyoloji, biyokimya, fizyoloji, ekoloji, botanik ve zoolojiyle de yakından ilgilidir.
Bakteriler, mayalar, küfler, algler ve protozoa temel mikroorganizmalardır. Şapkalı mantarlar, yosunlar, likenler de aslında mikroorganizmalardır, ancak bunlarda farklılaşmış hücreler ve/veya birleşmiş hücreler olduğu için normal bitkilere benzer görünümdedirler. Bakteri ve mayalarda bu şekilde birleşmiş veya farklılaşmış hücreler yoktur.Tek bir hücreden milyonlarcası çoğalarak koloni denilen ve çıplak gözle görülebilen yapılar oluşur. Ekmeğin, yoğurdun üzerindeki küfler, reçelin üzerindeki mayalar, sirkenin üzerinde toplanan sirke anası, vücutta çıkan iltihaplı sivilceler ve çıbanlar aslında koloni denilen yapılardır.

Dünyada 500.000 - 6.000.000 arasında farklı türde mikroorganizma olduğu sanılmaktadır. Bugüne kadar bunların %5 'inden daha azı olduğu kabul edilen 3500 bakteri, 90.000 fungi (maya, küf, şapkalı mantar), 100.000 protist (alg ve protozoa) tanımlanabilmiştir.

Yararlı ve zararlı mikroorganizmalar nelerdir

İçtiğimiz suda, yediğimiz yiyeceklerde, soluduğumuz havada gözümüzle göremeyeceğimiz kadar küçük mikroskobik canlılar bulunabilir.Ekmek mayası, yoğurt, ayran, peynir, sirke yapımında; bağırsaklarımızdaki B ve K vitamininin oluşmasında rol oynayan yararlı mikroorganizmaların yanında hastalık etkeni olan zararlı mikroorganizmalar, yani mikroplar vardır.

İnsan sağığına önemli ölçüde olumsuz etkilerler.Kızamık, tifo, amipli dizanteri, çocuk felci, kolera, grip, uçuk, hepatit B, hepatit A,AİDS, verem gibi birçok hastalığın sebebi mikroplardır. Hastalığa yol açan zararlı mikroorganizmalar, virüs ve bazı bakterilerdir.

mikroorganizmalar nerelerde kullanılır

Çeşitli gıdalar mikroorganizmalar ile elde edilir (yoğurt, kefir, kımız gibi süt ürünleri, tüm alkollü içecekler, sirke, boza, uzak doğu kökenli soy sos gibi çeşitli  ürünler, ekmeğin mayalanması, tek hücre proteini).
Çeşitli endüstriyel ürünler mikroorganizmalar ile elde edilir (alkol, aseton, butanol vs). Biyolojik atık su arıtımında mikroorganizmalar kullanılır, buradan çıkan çamur değerli bir organik kütledir. Biyogaz reaktörlerinde mikroorganizmalardan yararlanılır. Maden yatakları mikroorganizmalar ile ıslah edilir. Biyolojik gübre, biyoinsektisid üretiminde mikroorganizmalar kullanılır. Doğadaki C, N, P, S gibi çevrimlerde mikroorganizmalar önemlidir. Genetik pek çok çalışmada mikroorganizmalardan yararlanılır.
Mikroorganizma nedir kısaca anlatmaya çalıştık.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Salı, Mart 31, 2015
Yazan: sefa guler Salı, Mart 31, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

Dungeon Rampage Duvardan Geçme ve Sınırsız Mana Potu Hilesi

Dungeon rampage oyununda kullanacağınız güzel bir hileyle yine karşınızdayız arkadaşlar hile sahibi ben değilim hile alıntıdır. Fakat sizlerin işine yarayacağını düşünerek Dungeon rampage duvardan geçme ve sınırsız mana potu hilesini paylaşmak istedim. Hilenin yapılışı aşşağıdaki video da yer almaktadır cheat engine proğramını yine aşşağıda verilen linkten indirebilirsiniz.
Bu hile sayesinde 10 dakika kadar süren bir bölümü saniyeler içinde bitireceğiz ve sınırsız bir şekilde para kazanacağız. Artık oyunun tadını çıkarmaya başlaya biliriz sizlere iyi oyunlar yeni hilelerle buluşmak üzere.
Hile için gerekli kodlar
PRİSON
50 52 49 53 4F 4E
80 82 73 83 79 78
BARROWS
43 41 54 41 43 4F 4D 42
49 4E 56 41 4C 49 44
RUİNS
41 5A 54 45 43
37 32 2E 31 33
DİNOO VE JUNGLE
4A 55 52 41 53 53 49 43
47 52 4F 55 4E 44 5F 43
ARENA
41 52 45 4E 41
6B D1 C5 94 6F
BATLEHEİM
56 49 4C 4C 41 47 45
86 73 76 76 65 71 69
CAVERNS- BATLEHİM- FROSTGARD
4E 4F 52 44 49 43 5F
43 41 56 45 5F 57 41 4C 4C

Cheat engine indir 

Hilede emeği geçen: Şevket Geçer‘ e teşekkür ediyoruz.
Trgames.net e teşekürler.
Sınırsız mana hileside videoda anlatılmıştır. Videoyu dikkatli birşekilde izleyelim.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Salı, Mart 31, 2015
Yazan: sefa güler Salı, Mart 31, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

30 Mart 2015 Pazartesi

Arkadaşlar Adsense hassas kategoriler ve adsense çöp siteler hakkında son zamanlarda yaptığım araştırmalar sonucunda gerek web sitelerinde gerek forum sitelerinde dolaşan çöp siteler hakkında kazandığım bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Neden paylaşmak istedim internetteki bilgilerin bilincsizce bilgi verilmesi kendini webmaster sanan bazı arkadaşlar insanlara yanlış bilgiler vermektedir. Adsense hassas kategorileri engellemeyin ben bazı kateforileri engelledim fakat gelirim daha çok düştü yapmanız gereken chrome adsense eklentisini indirip sitenizde görmek istemediğiniz reklamları tek tek engellemektir. Reklam verenler reklamlarını kategori verirken tek kategori belirtmediği için engellediğiniz kategori belkide fazla kazanacağınız reklamı gösterecektir. Ben denedin yanlış yaptım sizlerde yanlış yapmayın googlede işler uzun sürmektedir yaptığınız ufak değişikler de olsa tekrar eski haline gelmeai için zaman alacaktır. Kesinlikle internetten bulduğunuz çöp siteler diye paylaşılan reklam verenlerin adreslerini engellemeyiniz dedimya yapacağınız tek şey sitenize uyuşmayan reklamları tek tek chrome eklentisiyle engellemektir.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, Mart 30, 2015
Yazan: sefa guler Pazartesi, Mart 30, 2015 Yorum Yok Devamını Oku

Akraba Evliliği Nedir ve Sakıncaları nelerdir

Akraba evliliği neden sakıncalıdır toplumda hep derler akraba evliliklerinden doğan çocuk sakat olur diye duymuşsunuzdur. Bilimsel olarak kanıtlanmış olan yakın akrabayla evlenmenin sakıncaları özellikle teyze ve dayı çocuklarının evlenmesi gibi durumda kan uyuşmazlığı daha çok ortaya çıkmaktadır.
Akraba evliliğinden dolayı doğan çocukların çoğunun sakat olma ihtimali vardır kan uyuşmazlığıda bu yüzden ortaya çıkmaktadır uzmanlar genelde akraba evliliklerine olumlu bakmazlar evet yazıyı okuduğumuzda daha detaylı bilgiler edineceğiz buyrun okuyunuz.

Akraba Evliliği Nedir

Akraba evliliği (tıp dilinde endogami evliliği - İçten evlenme); genetik hastalıkların epidemolojisini etkileyen önemli etmenlerden biridir ve dünya toplumunun en az %20'si tarafından yeğlenmektedir. Doğan çocukların en azından %8,4'ü akraba evliliklerinden doğmaktadır. Özellikle Batı Akdeniz ve Güney Hindistan'da çok yaygındır.
Akraba evliliği, zararlı baskın gen ve çekinik gen üst üste gelerek çakışması olasılığını artırdığından genetik hastalıkların görülmesine yol açabilir. Bunların çocuklukta görülmesi için anne ve babanın her ikisinin de en azından bir zararlı çekinik gene sahip olması gerekir. Dolayısıyla akraba evlilikleri; aynı gen yapısına sahip olan ailede, çekinik genlerin birbirleriyle karşılaşma olasılığını artıracaktır.
Genel toplumda doğan her 100 çocuktan 2’sinde herhangi bir nedene bağlı olarak doğuştan bir anomali saptanırken, akraba evlilikleri yapan çiftlerde bu risk yaklaşık iki kat oranında artmaktadır ki; bu oran genetik hastalıklar için oldukça artmış bir risktir.
Akraba evlilikleri aralarında kan bağı olan kişiler arasındaki evliliklerdir. Yakınlık derecesine göre en sakıncalısı, 1 derece kuzen evliliği dediğimiz, teyze, dayı, amca ve hala çocukları arasında yapılan evliliklerdir. Kardeş torunları arasındaki evlilikler ise 2. derece kuzen evlilikleri olup kalıtsal hastalık açısından daha az risklidirler.
Kalıtımla geçen hastalıklar, “gen” adı verilen kalıtım maddesindeki değişimler (mutasyon) sonucu ortaya çıkar. Bu mutant genlerden tek dozda olduklarında dahi bir hastalığa yol açanlara dominant (baskın) genler, oluşturdukları hastalığa ise dominant hastalık denir. Diğer grup ise ancak çift dozda olduklarında hastalık ortaya çıkarabilen resesif(çekinik) genlerdir, bunların neden oldukları hastalıklara ise resesif hastalıklar denir. İşte akraba evliliklerinde veya Museviler gibi birbirleriyle evlenilen kapalı toplumlarda bozuk genlerin bir araya gelme ihtimali daha yüksek olduğu için akraba evlilşğinde genetik hastalıklar daha doğrusu resesif kalıtımla geçen hastalıklar daha sık görülür.
Her insan, hiçbir hastalık belirtisi göstermeksizin bu bozuk resesif genleri taşıyabilir ve nesiller boyu sağlıklı çocuklarına kalıtabilir. Hasta bir çocuğu veya yakını olmayan kişilerde taşıyıcılık tayini çoğu kez mümkün değildir. Çocukta resesif kalıtım şekli gösteren bir hastalığın ortaya çıkması için hem annenin, hem babanın kendileri sağlıklı olmalarına karşın, aynı bozuk geni taşımaları gerekir. Genel topluma oranla, kişilerin aynı hastalık için, aynı bozuk geni taşıma olasılığının, ortak atadan gelen akrabalar arasında yüksek olması doğaldır. Bu kişiler bozuk geni taşımalarına rağmen kendileri sağlıklı olacakları için, bu konuda bilgileri yoksa, yakın akrabaları ile evlenmeleri çok masumca bir davranış olarak değerlendirilebilir.
Bu durumu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz. 1. derece kuzen evliliği yapmış “sağlıklı” bir çiftin ancak genetik yönden hasta bir çocukları dünyaya geldiğinde bu hastalık için taşıyıcı olduklarını bilebiliriz. Böyle bir durumda bundan sonra doğacak her çocuk için hasta olma riski, kaçıncı çocuk olursa olsun çok yüksektir (%25).
Akraba evliliği sonucu ortaya çıkan kalıtsal hastalıklar genelde metabolizma hastalıklarıdır ve sayıları oldukça fazladır. Anne karnındaki fetusu bu hastalıkların tümü için incelemek bugün dünyanın hiçbir yerinde olası değildir. Ancak ailede tanısı bilinen bir kalıtsal hastalıktan söz ediliyorsa veya çiftin hasta bir çocukları var ise, anne karnındaki bebek bu hastalık açısından incelenebilir.
Akraba evliliklerinin en sık yapıldığı ülkelerden biri olan Türkiye’de yapılan araştırmalarda, %25’lik bir kısmın kendi akrabasıyla, kan bağı olan kişilerle evlendiği görülmektedir. Kalıtsal hastalıkların ortaya çıkmasına neden akraba evlilikleri birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Özellikle Akdeniz bölgesinde yaygın olarak görülen ve Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemi , akraba evliliği sonucu oluşan en sık hastalıklardan birisidir. Kanser hastalarına uygulanan birçok tedavi yöntemi Akdeniz anemisi hastalığına yakalanan kişilere de uygulanmaktadır. Örneğin ilik nakli sadece kanser hastaları için değil Akdeniz anemisi olan kişiler içinde uygulanmaktadır. Bu da kalıtsal hastalıkların ne denli tehlikeye sahip olduğu hakkında bize bilgi vermektedir.

Akraba evliliği nedeniyle Türkiye’de sık görülen, diğer hastalıklar:

Fenilketonüri Fenilalanin isimli aminoasidin metabolize edilmesini sağlayan enzimin eksikliği sonucu oluşan hastalığın sıklığı 1:4500 ‘ dür. Yaşam boyu tedavi(diyet-takip) gerektiren ve uygun tedavi uygulanmadığı taktirde ağır zeka geriliğine neden olabilen hastalığın tekrarlama riski % 25’ dir. Moleküler genetik çalışmaları tamamlanmış ailelerde doğum öncesi tanı mümkündür.
Kistik fibroz Kalıtsal hastalıklar içinde en sık görülenler arasında olan ve henüz kesin bir tedavisi bulunamayan bu hastalık için riskli gebelerde, DNA testleri ile ailenin mutasyonları saptanmış ise prenatal tanı önerilebilir. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, ishal-beslenme bozukluğu ve pankreas yetmezliğiyle giden bir hastalıktır, yoğun destek tedavisiyle 20'li yaşlara kadar yaşatılabilir.
Konjenital adrenal hiperplazi Böbreküstü bezlerinde kortizol ve aldesteron adı verdiğimiz bazı hormonların yapımının etkilendiği bu hastalığın sıklığı 1:14 000’ dir. Hastalık, yenidoğan döneminde yaşamı tehdit edebilen ağır sıvı ve tuz kayıpları ile seyredebileceği gibi, daha hafif formlarında dişilerin dış genital organlarında erkek yönünde farklılaşmaya neden olur. Yaşam boyu hormon tedavisi gerektiren bu hastalıkta tedavinin doğum öncesi dönemde başlaması dişilerdeki genital anomalilerin önlenmesi açısından çok önemlidir. Etkilenmiş bir çocuğu olan ailelerde hastalığın tekrarlama riski % 25’ dir. Moleküler genetik çalışmalar tamamlanmış olan ailelerde doğum öncesi tanı uygulanabilir.
Spinal müsküler atrofi(SMA) Sıklığı 1:10 000 olan bu hastalığın başlıca belirtisi ilerleyici kas güçsüzlüğüdür. Süt çocukluğu döneminde yaşamı tehdit edebilecek kadar ağır olabilen hastalığın nedeni omurilik ön boynuz hücrelerinin ilerleyici kaybıdır. bugün için bilinen bir tedavisi yoktur. Tüm otozomal resesif hastalıklarda olduğu gibi tekrarlama riski % 25 olan hastalığın doğum öncesi tanısı moleküler genetik çalışmaların tamamlanmış olduğu ailelerde mümkündür.
Orak Hücre Anemisi Hastalık, kan yıkımından kaynaklanan ağır anemi ve bozuk alyuvar yapısına bağlı olarak gelişen ufak damar tıkanıklıkları ile seyreder. Tekrarlama riski % 25 olan hastalıkta doğum öncesi tanı mümkündür.
Akraba evliliği yapmış olan çiftlere öneriler:
1-Türkiye’de en sık gözüken hastalıklardan biri olan Akdeniz anemisi için eşlerden birinde taşıyıcılık testi yapılmalıdır.
2-Gebelik US ve üçlü test ile izlenmelidir
3-Yenidoğan döneminde tarama testleri (feniketonuri, galaktozemi, Biotinidaz ve Hipotiroidi için) yapılmalıdır, hatta Tandem MS yöntemiyle genişletilmiş metabolik tarama testi yapılarak 30’dan fazla hastalık da taranabilir.
4-Bebek doğduktan sonra gelişimsel yönden değerlendirilmeli ve iknci bir gebelik için en az 3-4 yıl gibi bir süre beklenmelidir.

Akraba evlilikleri kendi içerisinde iki kısma ayrılırlar;
Bunlar 1.dereceden ve 2. Dereceden akraba evlilikleridir. Bunlardan 1. Dereceden olan akraba evlilikleri, kuzen evliliklerini oluşturmaktadır. Kuzenlerin birbirleri arasında yaptığı evlilikler, bu türden yapılan akraba evliliğidir. 2.Dereceden oluşan akraba evlilikleri ise, torun evliliği ismini almaktadır. Bu tür evliliklerde, genetik bozukluğa sahip olan doğum oranları bir hayli yüksektir. Bu nedenle evlilikten önce, genetik testlerin yapılması kesinlikle gerekli bir durumdur. Akraba evlilikleri dendiği zaman ilk akla gelen, bebeklerin bir özrü olarak dünyaya gelmesidir. Bu, çok acı bir gerçektir fakat akraba evliliklerinde kesinlikle özürlü doğum gerçekleşir diye kesin bir yargı bulunmamaktadır. Bazen bu evliliklerden gayet sağlıklı bebek doğumları da gerçekleşmektedir.
Hamilelik sonucunda dünyaya gelmiş olan her bebek, baba ve anneden gen alarak dünyaya gelmiş olur. Kromozomlar sayesinde, anne ve babanın genleri anne karnında bebeğe taşınmaktadır. Taşınan bu genler, çift yapıdadır. Bu genlerin kişiye özelliklerini verir ve aynı soy ağacının üyelerinde gen özellikleri aynı bulunmaktadır. Yani genler, kalıtımı taşır ve aktarırlar.
Dünyaya yeni gelmiş bir bebek, kendisinde nesiller öncesinin özelliklerini taşımaktadır. Anne ve babadan gen geçişi olduktan sonra, vücudun çalışması ve gelişmesi genlerin kontrolü altına girmektedir. Bu genler, bebeklere anne ve babadan eşit olarak geçmektedir. Gelen her genin iki kopyası bulunmaktadır. Bu kopyalardan biri anneden gelen gene, diğeri ise babadan gelen gene aittir. Bazı durumlarda, bu kopyalardaki genin teki bozuk olabilmektedir. Bozuk olan bu gen, aynı zamanda gelişimi de bozmaktadır.
Akraba evliliklerinde, anne karnında bozuk gen geçme olasılığı daha yüksektir. Çünkü bu bireyler, aynı soydan gelen bireylerdir. Bu nedenle de bu kişilerin genleri aynıdır. Bu ise, hasta çocuk doğum riskini iki katına çıkaran bir durumdur. Akraba evlilikleri sonucunda bebeklerde görülen hastalıkların en fazlası, kan hastalıkları, göz, kalp ve şeker hastalıkları, zeka geriliği ve de vücut bozukluğudur.
Bozuk geçen gen nedeniyle bebeklerde birtakım sorunlara yol açan akraba evliliklerinde, dünyaya gelen çocukların zihinsel, işitsel, görsel ya da bedensel bir bozuklukla dünyaya gelme olasılıkları yüksektir. Bu tür çocuklar, özel eğitim denilen eğitime ihtiyaç duyarlar ve bakımları da oldukça zor ve güçtür. Özel eğitime gereksinim duyan çocukların bakımlarında hem maddi, hem de manevi açıdan sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu tür sorunların yaşanmaması açısından, akraba olan ve evlenmeyi düşünen kişilerin kesinlikle genetik testleri yaptırmaları gerekmektedir. Böylece önlem alınmış olunmakta ve risk aza indirgenmektedir.
Yazar: Sefa Güler
Bilgi Dünyası, Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, Mart 30, 2015
Yazan: sefa güler Pazartesi, Mart 30, 2015 Yorum Yok Devamını Oku
  • RSS

Google+ Followers

İstek ve Şikayet Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

    Blog Arşivi